İstanbul’da iş kazası… 19 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak öldü
İstanbul’un Eyüpsultan ilçesine bağlı Kemerburgaz Mahallesi’ndeki bir şantiyede yaşanan iş kazası, 19 yaşındaki Mazlum Gürbüz’ün hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Çocukluk arkadaşı Levent Çelik ile aynı yerde çalışan Gürbüz, yağmur nedeniyle durdurulan mesainin ardından tabela montajı için yeniden çalışma alanına çağrıldı. Metal çıtanın yüksek gerilim hattına değmesi sonucu iki işçi elektrik akımına kapıldı. Hastaneye kaldırılan Gürbüz, yaklaşık bir hafta süren tedavisinin ardından 5 Ekim’de yaşamını yitirdi.
Van’da ikamet eden Levent Çelik, yaklaşık bir yıl önce bir inşaat şirketinde işe başlamasının ardından İstanbul’a yerleşti. Çocukluk arkadaşı Mazlum Gürbüz’ün de aynı firmada çalışmasını sağlayan Çelik, yaklaşık beş ay boyunca onunla aynı şantiyede görev yaptı. İki arkadaş, 29 Eylül günü saat 11.00 civarında yağış nedeniyle kaldıkları koğuşa geçti. Yağmurun hafiflemesinin ardından şefleri tarafından telefonla aranarak tabela montajı için tekrar sahaya çağrıldılar.
Sepetli platformla tabelanın bulunduğu noktaya yükselen işçilerden birinin elindeki metal çıtayı kaldırdığı sırada yüksek gerilim hattına temas gerçekleşti. Elektrik akımına kapılan iki işçi sepetin içine düştü. Gürbüz bilincini kaybederken Çelik yardım çağrısında bulundu. Operatörün platformu aşağı indirmesinin ardından şantiyenin ilk yardım ekibi, kalbi duran Gürbüz’e müdahale etti. Yaralı iki işçi daha sonra hastaneye sevk edildi.
BİR HAFTALIK TEDAVİNİN ARDINDAN HAYATINI KAYBETTİ
Yoğun bakımda yaklaşık bir hafta tedavi altında tutulan Mazlum Gürbüz, 5 Ekim’de yaşamını yitirdi. Kazada yaralanan Levent Çelik ise tedavisinin sona ermesinin ardından taburcu edildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasıyla Gürbüz’ün cenazesi ailesine teslim edildi. Genç işçi, memleketi Van’ın Tuşba ilçesinde defnedildi.
Oğlunun yağışlı havada çalışmaya zorlandığını iddia eden anne Cahide Gürbüz, ailenin ekonomik zorlukları nedeniyle oğlunun eğitimini yarıda bırakarak çalışmaya başladığını aktardı. Anne Gürbüz, oğlunun sorumluluğunda bulunmayan bir iş için yağmurlu havada sahaya gönderildiğini belirterek olayda ihmal yaşandığını öne sürdü.
“İŞTEN ATILMA KORKUSUYLA ÇALIŞTIK”
Kazadan yaralı olarak kurtulan Levent Çelik, olay günü yağmur nedeniyle çalışmak istemediklerini ancak şeflerinin kendilerini yeniden görev alanına çağırdığını anlattı. Metal çıtanın elektrik hattına temas etmesiyle iki arkadaşın da akıma kapıldığını belirten Çelik, Mazlum Gürbüz’ün bayıldığını ve kendisinin operatörden yardım istediğini söyledi. Çelik, ambulansın yaklaşık 15-20 dakika sonra ulaştığını ifade ederek daha hızlı müdahale edilmesi durumunda arkadaşının kurtulabileceğini düşündüğünü dile getirdi.
Şantiyede iş güvenliği alanında görev yaptıklarını ancak tabela montajının kendi sorumlulukları arasında yer almadığını belirten Çelik, yüksek gerilim hattına ilişkin kendilerine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını ve gerekli tedbirlerin alınmadığını iddia etti. Çelik, işlerini kaybetme endişesi nedeniyle yağmurlu havada çalışmak zorunda kaldıklarını da söyledi.
“İŞ GÜVENLİĞİ ÖNLEMLERİ ALINMADI”
Ailenin avukatı Doğan Bayer, tabela montajının 28 Eylül’de başka bir ekip tarafından gerçekleştirildiğini ancak kurulumun sağlam yapılmaması nedeniyle tabelanın rüzgârda sallandığını belirtti. Bayer, ertesi gün montajın güçlendirilmesi için talimat verildiğini ve işçilerin görev tanımlarında yer almayan bir işte çalıştırıldığını ileri sürdü.
İşçilere koruyucu eldiven ve emniyet kemeri verilmediğini, metal çubuk kullanıldığını iddia eden Bayer, elektrik hattına karşı uygun yalıtım tedbirlerinin alınması gerektiğini vurguladı. İlk yardım müdahalesi ve ambulansın olay yerine ulaşma süreci konusunda da ihmal bulunduğunu düşündüklerini belirtti. Ailenin hukuki süreci takip edeceğini söyleyen Bayer, olayda birden fazla ihmalin söz konusu olduğunu savundu.
Mazlum Gürbüz’ün dayısı Şerafettin Canpolat da kazada ciddi ihmaller bulunduğunu düşündüklerini ifade ederek aile olarak hukuki haklarını arayacaklarını söyledi. Canpolat, henüz 19 yaşında olan gencin ölümünün ailesini derin bir üzüntüye boğduğunu dile getirdi.














