Küresel piyasalar Orta Doğu’da yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor.
Küresel piyasalarda Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin yarattığı belirsizlik sürerken, haftaya yön arayışıyla başlayan piyasalarda ABD-Çin temaslarından gelen iyimser sinyaller teknoloji hisseleri öncülüğünde risk iştahını destekledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında önde gelen şirket yöneticilerinin de heyette yer alması, yapay zekâ ve ileri teknoloji alanında yeni yatırım adımlarının gündeme gelebileceği beklentilerini güçlendirdi. Bu gelişme, küresel borsalarda teknoloji hisselerine alım getirirken, piyasalarda kısa vadeli iyimserlik oluşturdu.
Buna karşın Orta Doğu’da devam eden gerilimlerin tamamen sona ermemesi ve petrol fiyatlarının yüksek seyri, küresel makroekonomik görünüm üzerindeki baskıyı artırdı. ABD ile İran hattından gelen çelişkili açıklamalar da enerji piyasalarında oynaklığı yükselterek yatırımcıların temkinli duruşunu korumasına neden oldu.
Trump’ın “ateşkesin kırılgan bir dengede olduğu” yönündeki ifadeleri, bölgede kalıcı bir rahatlama beklentisini zayıflatırken, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkileri yeniden gündeme taşındı. Artan enerji maliyetlerinin ABD’de tüketici ve üretici fiyatlarına yansıması, enflasyon verilerinde belirgin şekilde hissedildi.
ABD’de açıklanan son verilerde tüketici enflasyonu yıllık bazda beklentilerin üzerine çıkarak yüzde 3,8 seviyesinde gerçekleşti. Üretici fiyatlarında ise daha sert bir artış gözlendi ve bu durum, maliyet kaynaklı enflasyon baskılarının güçlendiğine işaret etti.
Bu tablo, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentileri de değiştirdi. Para piyasalarında yıl içinde faiz indirimlerinin yerini faiz artırım ihtimali alırken, Fed’in yıl sonuna doğru yeniden sıkılaşma adımı atabileceğine yönelik beklentiler güçlendi. Enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki ikincil etkileri ise özellikle taşımacılık ve lojistik sektörlerinde maliyet artışlarını belirgin hale getirdi.
Tahvil piyasalarında da bu gelişmelere paralel sert hareketler yaşandı. ABD’nin 5, 10, 20 ve 30 yıllık tahvil faizleri yükselişini sürdürerek yaklaşık son bir yılın zirve seviyelerine yaklaştı. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,55 seviyesine çıkarak Mayıs 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Dolar endeksi de güçlenme eğilimini koruyarak haftayı yükselişle tamamlarken, güvenli liman talebinde dalgalı bir seyir izlendi. Buna karşılık altın fiyatları, artan faiz beklentileri ve güçlü dolar etkisiyle haftalık bazda gerileme kaydetti. Petrol fiyatları ise arz endişeleri ve jeopolitik risklerin etkisiyle yükseliş eğilimini sürdürdü.
Gelecek hafta piyasaların odağında jeopolitik gelişmelerin yanı sıra teknoloji sektörünün seyrini belirleyecek önemli bir veri akışı bulunuyor. ABD’li çip üreticisi Nvidia’nın açıklayacağı bilanço, yapay zekâ temalı rallinin devam edip etmeyeceği açısından kritik önemde görülüyor. Ayrıca ABD Merkez Bankası’nın toplantı tutanakları da faiz patikasına ilişkin yeni sinyaller açısından yakından izlenecek.
Özetle, küresel piyasalar bir yandan Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskleri fiyatlarken, diğer yandan ABD-Çin hattındaki teknoloji odaklı iyimserlik ile enflasyon ve faiz endişeleri arasında yön arayışını sürdürüyor.














