İstanbul’da hava kirliliği eylülde yüzde 3 arttı.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği Bölümü tarafından yapılan araştırmada, İstanbul’un eylül ayındaki hava kalitesi geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) ölçüm istasyonlarından alınan veriler, havadaki partikül madde (PM10) konsantrasyonunun yükseldiğini ortaya koydu. Kentte 24 istasyonun ortalaması 2025 Eylül ayında metreküp başına 28,38 mikrogramken, 2026 Eylül ayında 29,33 mikrograma çıktı.
Sultangazi ve Kağıthane’de kirlilik değerleri yükseldi
Araştırmaya göre eylül ayında partikül madde kirliliğinin en yüksek ölçüldüğü nokta, metreküp başına 61,73 mikrogramla Sultangazi 3 istasyonu oldu. Kağıthane 1 istasyonunda 57,89, Sultangazi 2 istasyonunda ise 53,18 mikrogram PM10 ölçüldü. Bu istasyonlar, kentteki en yüksek değerlere sahip noktalar arasında yer aldı.
Hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon ise metreküp başına 12,96 mikrogramla Kandilli 1 oldu. Kandilli’yi 13,02 mikrogramla Üsküdar 1 ve 15,17 mikrogramla Ümraniye 1 izledi. Veriler, kirliliğin kent genelinde aynı yönde değişmediğini de gösterdi. İncelenen 24 istasyonun 15’inde partikül madde oranı azalırken, 9’unda artış kaydedildi.
Çatladıkapı’da yüzde 75,97 artış kaydedildi
2025’in eylül ayına göre hava kirliliğinin en fazla arttığı istasyon, yüzde 75,97’lik yükselişle Çatladıkapı oldu. Bu noktada PM10 ortalaması metreküp başına 27,07 mikrogramdan 47,64 mikrograma çıktı. Sultangazi 2 istasyonunda ise yüzde 63,34 artış kaydedildi.
Buna karşılık Beylikdüzü, kirlilik değerinin en fazla gerilediği istasyon olarak öne çıktı. Burada PM10 ortalaması yüzde 50,2 azalarak 41,38 mikrogramdan 20,61 mikrograma düştü. Yenibosna’da yüzde 30,44, Alibeyköy’de ise yüzde 29,77 düşüş görüldü. Böylece bazı bölgelerde belirgin azalma yaşanırken, diğer noktalarda yüksek oranlı artışlar tespit edildi.
Rüzgar, yağış ve sıcaklık hava kalitesini etkiliyor
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul’daki hava kalitesinin meteorolojik koşulların yanı sıra trafik, sanayi ve ısınma faaliyetlerinden etkilendiğini belirtti. Toros’a göre kuzeydoğulu rüzgarlar Karadeniz üzerinden temiz hava taşıyarak kirleticilerin dağılmasına katkı sağlarken, güneyli rüzgârlar ve düşük rüzgâr hızı kirleticilerin yüzeye yakın bölgelerde birikmesine neden olabiliyor.
Sonbahara geçişte gece saatlerinde yüzeyin soğumasıyla oluşan sıcaklık terselmesinin de özellikle sabah saatlerinde kirleticilerin atmosferde dağılmasını zorlaştırabildiğini belirten Toros, yağışların havadaki asılı parçacıkların yeryüzüne taşınmasına yardımcı olduğunu ifade etti.
Okulların açılması trafik kaynaklı kirliliği artırıyor
Toros, eylül ayında eğitim öğretim döneminin başlamasıyla okul servisleri ve işe gidiş-geliş trafiğinin yoğunlaştığını, özellikle sabah ve akşam saatlerindeki hareketliliğin hava kalitesini olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Evsel ısınmanın henüz yoğunlaşmadığı bu dönemde kükürtdioksit seviyelerinin sanayi faaliyetleri ve gemi trafiği gibi kaynaklardan etkilenebildiğini de kaydetti.
Hava kirliliğinin azaltılması için binalarda ısı yalıtımının güçlendirilmesi, enerji tüketiminin düşürülmesi ve ısıtma sistemlerinin doğru kullanılması gerektiğini vurgulayan Toros, bacaların düzenli temizlenmesinin ve verimli yanmanın zararlı gaz ve is salımını sınırlandırabileceğini belirtti. Sonbahar ve kış aylarında meteorolojik koşulların kirleticilerin birikmesini kolaylaştırabildiğine dikkat çeken Toros, enerji verimliliğinin hava kalitesinin korunmasında önemli rol oynadığını ifade etti.
