Girne faciasında bilirkişi raporu…
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan Filo Jet isimli katamaran tipi yolcu gemisine ilişkin soruşturmada hazırlanan ilk bilirkişi raporunun ayrıntıları ortaya çıktı.
Polisle birlikte belge ve görüntüler üzerinde inceleme yapan Kaptan Ulus Göker, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını ve bazı kritik belgelerin beklendiğini belirtti. Göker’in değerlendirmelerine göre ilk bulgular; geminin teknik durumu, kaptanın kriz anındaki sevk ve idaresi ile denetim mekanizmasındaki eksiklikler üzerinde yoğunlaşıyor.
“Kaptan gemiyi önceden terk etti”
Göker, raporunda gemi kaptanının kriz anındaki tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yolcuların zamanında bilgilendirilmediğini, geminin hızının düşürülmediğini ve düzenli bir tahliye planının uygulanmadığını belirten Göker, kaptanın yolculardan önce gemiyi terk ettiğini söyledi.
Göker, “Yolculara ne yapmaları gerektiği anlatılmadı. Gemiyi sevk ve idare etmek bir noktadan diğerine götürmek değildir. Yolcu taşıyorsanız kriz anında doğru bilgiyi vermek ve tahliyeyi yönetmek zorundasınız” ifadelerini kullandı.
“En basit yapacağı şey yolu kesmekti”
Geminin olay sırasında yaklaşık 18-20 knot hızla ilerlediğini hesapladıklarını aktaran Göker, hızın düşürülmesinin kazanın sonuçlarını ağırlaştırmamak açısından kritik olabileceğini söyledi.
Hız arttıkça geminin suya daha fazla gömüldüğünü belirten Göker, şu değerlendirmeyi yaptı:
“En basit yapacağı şey yolu kesmekti. Yolu kesecek, duracaktı. Gemi durdurulsa batışı çok daha geç gerçekleşebilirdi. Yolculara bilgi verilip herkes düzenli biçimde dışarı çıkarılabilirdi. Belki de kimseye bir şey olmayacaktı.”
“Zamanında yardım çağrısı yapılmadı”
Göker, kaptanın zamanında yardım çağrısı yapmadığını da öne sürdü. Olayın, çevrede bulunan bir denizcinin denizdeki turuncu can sallarını fark ederek Sahil Güvenlik ekiplerine haber vermesi üzerine anlaşıldığını belirtti.
Can sallarının personel tarafından planlı şekilde denize indirilmediğini savunan Göker, geminin yan yatıp batması sırasında oluşan basınç nedeniyle salların kendiliğinden açıldığını ifade etti.
Gemideki can yeleği ve can salı kapasitesinin yeterli göründüğünü belirten Göker, buna rağmen yolculara bu ekipmanların kullanımı ve tahliye konusunda gerekli yönlendirmenin yapılmadığını söyledi.
Gemi jurnaline henüz ulaşılamadı
Kazanın dakika dakika seyrinin belirlenmesi açısından önem taşıyan gemi jurnaline henüz ulaşılamadığını açıklayan Göker, normal şartlarda gemiyi en son terk etmesi gereken kaptanın söz konusu evrakları da yanında götürmesi gerektiğini söyledi.
Kaptanın gemiyi daha önce terk etmesi nedeniyle jurnalın gemide kalmış olabileceğini değerlendiren Göker, Filo Jet’in 21 Mayıs’ta su aldığı anlara ilişkin yolcular tarafından çekilen görüntülerin de soruşturma dosyasına girdiğini bildirdi.
Göker, geminin nisan ayındaki bakım raporları ile geçmiş dönemlere ait evrakların da karşılaştırmalı olarak incelendiğini aktardı.
“Denetleme kurulu 3-5 yıldır çalıştırılmıyor”
Göker, KKTC bayraklı gemiler ile limanlara gelen gemileri denetlemekle görevli kurulun uzun süredir aktif olmadığını da öne sürdü.
Bir kaptan ve başmühendisten oluşan kurulda görev yapanların emekliye ayrılmasının ardından yeni atama yapılmadığını belirten Göker, kurulun yaklaşık 3-5 yıldır çalıştırılmadığını söyledi.
Göker, denetim mekanizmasındaki bu durumun uygun olmayan gemilerin sefer yapabilmesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
Çıkış izninde “telefon” iddiasını doğrulamadı
Filo Jet’e çıkış izninin bir telefon görüşmesinin ardından verildiği yönündeki iddialara ilişkin de konuşan Göker, ilgili kişilerle yaptığı görüşmeler sonucunda bu iddiayı doğrulayamadığını belirtti.
Göker, geminin çıkış belgesinin rutin prosedür kapsamında saat 11.50’de düzenlendiği bilgisini paylaştı.
Honduras belgesi de incelemede
Kaptanın Honduras tarafından düzenlenen belgesine ilişkin değerlendirmede bulunan Göker, KKTC bayraklı bir gemide kaptanın Türkiye Cumhuriyeti tarafından düzenlenen asıl gemi insanı belgesi ile liman cüzdanının görülmesi gerektiğini söyledi.
Honduras tarafından düzenlenen belgenin kabul edilmesinin doğru olmadığını savunan Göker, bu konunun da soruşturma kapsamında incelendiğini aktardı.
Sigorta poliçeleri dosyada yok
Göker, soruşturma dosyasında yolcu sorumluluk sigortası ile tekne ve makine sigortası poliçelerinin de bulunmadığını belirtti. Söz konusu belgelerin şirketten talep edildiğini söyleyen Göker, kazadaki sorumluluğun yalnızca kaptan üzerinden değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti.
Armatör şirketin bakım, onarım ve denetim yükümlülüklerinin de incelendiğini belirten Göker, bu hususların nihai bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde ele alınacağını kaydetti.
Göker, soruşturmanın sürdüğünü ve beklenen belgelerin dosyaya girmesinin ardından nihai değerlendirmelerin yapılacağını ifade etti.
Türk donanmasının kurtarma gemileri aramalara devam ediyor
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait Alemdar, Işın ve Akın isimli kurtarma gemileri, son günlerde yaşanan deniz kazaları nedeniyle su altı operasyonlarını sürdürüyor.
Alemdar’da atmosferik dalış sistemi, kurtarma çanı ve hastane bulunurken, Işın ve Akın’da ROV, sonar ve basınç odası gibi sistemler yer alıyor. Gemilerin derin sulardaki arama ve kurtarma çalışmalarında kullanılan çeşitli su altı ekipmanlarına sahip olduğu belirtiliyor.
554 metredeki Filo Jet enkazında arama sürüyor
30 Ağustos’ta Girne’den Taşucu’na giderken batan Filo Jet’in 554 metre derinlikteki enkazında arama çalışmaları devam ediyor.
Can kaybının 13’e yükseldiği kazada kayıp 15 kişiyi arama çalışmaları sürdürülüyor. Denizden son olarak Elmas Demir’in cansız bedenine ulaşıldı.
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, arama çalışmalarının 7/24 sürdüğünü ancak enkazın bulunduğu derinlik nedeniyle operasyonların güçlükle ilerlediğini belirtti.
Tuğberk İmamoğlu’nun enkazı da tespit edildi
2 Eylül’de Silivri açıklarında MT ALSU tankeriyle çarpışarak batan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin enkazı da TCG Akın tarafından tespit edildi.
Enkazın, çarpışma bölgesinin yaklaşık 50 metre yakınında ve 720 metre derinlikte bulunduğu belirtildi. Geminin üzerindeki “Tuğberk İmamoğlu” yazısı ROV ile görüntülenerek enkazın yeri kesinleştirildi.
Gemide bulunan 10 mürettebatı arama çalışmaları sürerken, mürettebat yakınları da TCG Akın gemisinde yetkililer tarafından bilgilendirildi.














