Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Yüzyılı “kardeşliğin yüzyılı” olacak.
Kahramanmaraş’ta Merkez Spor Kompleksi’nde düzenlenen AK Parti 8. Olağan İl Kongresi’ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yarimiz olan, diğer yarımız olan Kahramanmaraş’ı, Allah’ın izniyle yarı yolda bırakmadık, bırakmıyoruz, hiçbir zaman da bırakmayacağız. Acıların paylaştıkça azalacağı, sevinçlerin paylaştıkça çoğalacağı inancıyla, yüreklerimizi birleştiriyor, kalplerimizi birbirine kenetliyoruz. Rabb’im, ülkemizi, milletimizi, şehirlerimizi her türlü afetten, felaketten, husumetten muhafaza buyursun. Rabb’im, salonlara sığmayan şu muhabbetimizi de daim eylesin.” ifadelerini kullandı.
“Umudun ve icraatın partisi haline dönüştüreceğiz”
Kongrelerin, işte bu seferberliğin, bu hayırda yarışın işaret fişekleri haline getirilmesi gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti’yi yüzde 50 bandının üstünde tutacak yeni bir siyaset anlayışını, yeni bir vizyonu, yeni bir siyasi programı, yeni bir heyecanı, ancak bu şekilde tesis edebiliriz. Velhasıl hem inşa hem ihya yöntemiyle AK Parti’yi, tıpkı son 22 yılda olduğu gibi önümüzdeki dönemlerde de umudun ve icraatın partisi haline dönüştüreceğiz. İnşallah bunu da hep beraber başaracağız.” dedi.
Son dönemde dünyada ve Türkiye’nin bölgesinde yaşanan olaylara dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:
“Kuzeyi ve güneyiyle bölgemizde yanan ateşi ülkemize sıçratmak için her yolun denendiğini biliyorsunuz. Bakınız Türkiye, geçmişte, soğuk savaş politikalarının bir uzantısı olarak, küresel güç rekabetinin laboratuvarı olarak görüldü. Ülkemiz üzerinde, farklı zamanlarda çok sayıda toplumsal ve siyasal mühendislik projesi denendi. Aynı mahallede yaşayan, aynı sokağı paylaşan, aynı bayrağın gölgesinde huzur bulan insanlarımızın arasına nefret tohumları saçtılar. Kardeşi kardeşe kırdırmak için nice kirli senaryoları devreye aldılar. Ne yazık ki bu alçak provaların yapıldığı yerlerden biri de Maraş’tı. AK Parti’nin en büyük başarılarından biri, uzunca bir süre ülkemizin iç cephesini sarsan işte bu sinsi senaryoyu yırtıp atmasıdır. Kardeşlik siyasetimizle 85 milyonun tamamını kucakladık. Mezhep, meşrep, köken farklılıklarımızı ayrışma unsuru değil, milletimizin zenginlik kaynağı olarak telakki ettik. Artık herkes biliyor ki, Türkiye birilerinin deneme tahtası, gerginlik hattı, istikrarsızlık üretme alanı değildir. Türkiye artık, ‘hadi çocuklar günü geldi’ deyince harekete geçirilen kuklalarla darbe yapılacak, siyaseti, ekonomisi, sosyal düzeni dizayn edilecek, istikameti belirlenecek bir ülke değildir. Türkiye artık, terör ve şiddet sopasıyla kolayca hizaya sokulacak bir ülke de değildir.”
Türkiye Yüzyılı “kardeşliğin yüzyılı” olacak
Gelinen seviye itibarıyla milletin arasındaki ünsiyeti, kardeşliği ve muhabbeti bozmaya, kimsenin gücünün yetmeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk, Kürt, Zaza, Arap, Sünni, Alevi fark etmeksizin 85 milyon hepimiz biriz, beraberiz, kardeşiz, bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız.” dedi.
Daha önce grup toplantısında “Vatanımız, toprağımız bir, bayrağımız, marşımız bir, devletimiz bir, mazimiz bir, istikbalimiz bir, kaderimiz bir. Biz birlikte Türkiye’yiz.” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Yarınlara da inşallah birlikte yürüyeceğiz. Terörün olmadığı bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Türkiye Yüzyılı aynı zamanda ‘kardeşliğin yüzyılı’ olacak. Türkiye Yüzyılı, huzurun, güvenliğin, özgürlüğün de yüzyılı olacak. Cumhur İttifakı olarak, terör sorununu kaynağında çözme irademiz, hiç olmadığı kadar güçlüdür. Bu hedefe ulaşmak için cesur, kararlı, yeni ve çok iyi planlanmış adımlar atmaktan çekinmeyeceğiz. Biz, her zaman şunu söylüyoruz, söz konusu Türkiye’nin ve milletimizin ali menfaatleri ise biz meseleye dar bir pencereden bakamayız. Evlatlarımıza içeride ve dışarıda terör tehdidinin tamamen sıfırlandığı bir ülke teslim etmekte kararlayız. Son 40 yıldır olduğu gibi Türkiye’nin gelecek vizyonlarına ayak bağı olan terör prangasını parçalayıp atmak istiyoruz. Gerek bölgemizdeki kritik gelişmeler gerek küresel sistemde başlayan sarsıntılar gerekse iç siyasetimiz bunun için oldukça elverişlidir. Umutlarımızı kıran sorunlar ve sorumsuzluklar yok mu? Elbette var. Ama hiçbir şey, Türk milletinin ebedi kardeşliğinden büyük değildir. İnşallah 85 milyon gönül gönüle vererek hedeflerimize ulaşacağız. Biz daima şuna inandık, niyet hayır olursa, biiznillah akıbet de hayır olur. Rabb’im işlerimizi hayra, huzura ve felaha tebdil eylesin diyorum.”














