OVP’de enflasyon tahmini yükseldi.
Türkiye ekonomisinin gelecek dönemine ilişkin hedeflerin belirlendiği yeni Orta Vadeli Program (OVP), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında düzenlenen toplantıyla açıklandı.
Yeni programda 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,8’den yüzde 3,3’e çekilirken, yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 16’dan yüzde 28,4’e yükseltildi.
Yılmaz, programın makroekonomik hedef ve tahminlerin yanı sıra gelir-gider ve borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemini ortaya koyduğunu belirtti. OVP’nin aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturduğunu ifade etti.
Programın Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının ortak çalışmasıyla hazırlandığını belirten Yılmaz, hazırlık sürecinde bakanlıklar, kamu kurumları, özel sektör ve meslek kuruluşlarının görüşlerinin de alındığını söyledi.
2026 büyüme tahmini yüzde 3,3, enflasyon tahmini yüzde 28,4
Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahmininin yüzde 3,3 olarak güncellendiğini, sanayi büyümesi tahmininin ise yüzde 2,3’e gerilediğini açıkladı.
Yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4’e yükseltilirken, enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesi hedeflendi.
Yılmaz, Merkez Bankası hesaplamalarına göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkisinin yaklaşık 7 puan olduğunu belirtti.
2027 büyüme tahmini yüzde 4,2’ye çekildi
Programda büyümenin kademeli olarak güçlenmesi ve 2027’de yüzde 4,2, 2028’de yüzde 4,6 ve 2029’da yüzde 5 seviyesine ulaşması öngörüldü.
Bütçe açığının da kademeli olarak azaltılması hedefleniyor. Yılmaz, daha önce 2026 yılı için yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının alınan tedbirlerle yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi.
İşsizlik tahmini yüzde 8,1
OVP’ye göre 2026 yılında işsizlik oranının yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
İşsizlik oranının 2027’de yüzde 8’e, 2028’de yüzde 7,8’e ve 2029’da yüzde 7,6’ya düşürülmesi hedefleniyor.
Enerji ithalatı ve dış ticaret açığı tahmini yükseldi
Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış denge üzerindeki etkisine dikkat çeken Yılmaz, enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükseltildiğini açıkladı.
Buna bağlı olarak dış ticaret açığı tahmini de 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkarıldı. Cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahmin yüzde 2,6 olarak güncellendi.
Savaşın etkisiyle turizm gelirleri tahmini ise 68 milyar dolardan 65 milyar dolara çekildi.
Yılmaz, bu güncellemelerin OVP’nin yönünde veya ana çerçevesinde değişiklik anlamına gelmediğini vurguladı.
“Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat ettik”
Yılmaz, programın temel önceliğinin enflasyonla mücadele olduğunu belirterek bu alanda önemli mesafe katedildiğini söyledi.
2024 yılı mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun uygulanan politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girdiğini ifade etti.
TL’ye güven arttı
Yılmaz, uygulanan politikalar kapsamında Türk Lirası’na güvenin artmaya devam ettiğini savundu.
TL mevduatının toplam mevduat içerisindeki payının yüzde 31,6’dan 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5’e yükseldiğini belirten Yılmaz, bu gelişmenin uygulanan politikaların isabetli olduğunun göstergelerinden biri olduğunu söyledi.
Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) çıkış sürecinin de sorunsuz şekilde tamamlandığını belirten Yılmaz, KKM’den çıkış kararının alındığı tarihten bu yana yabancı para mevduatın payının yüzde 38,5 düzeyinde gerçekleştiğini kaydetti.
Yılmaz, küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerin 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Risk priminin de 700’lü seviyelerden 220 seviyesinin altına gerilediğini belirtti.
Program dönemi sonunda milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.
Gıda fiyatları için arz yönlü politikalar
Gıda fiyatlarındaki oynaklığı sınırlamak amacıyla arz yönlü politikaların daha güçlü şekilde uygulanacağı belirtildi.
Tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, üretim planlamasının güçlendirilmesi ve maliyet baskılarını azaltacak yapısal adımların hızlandırılması hedefleniyor.
Bu politikalarla kaliteli gıdaya makul fiyatlarla erişimin kolaylaştırılması ve özellikle düşük gelirli vatandaşların bütçesindeki yükün azaltılması amaçlanıyor.
Dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarının da yüzde 150 artırılacağı açıklandı.
Yılmaz ayrıca OVP’nin seçimlerin zamanında yapılacağı varsayımıyla hazırlandığını ve herhangi bir spekülatif varsayımda bulunulmadığını söyledi.
“Enflasyonda sorun atalet”
Yılmaz, Türkiye’nin enflasyon konusunda savaştan diğer ülkelere kıyasla daha fazla etkilenmesinin nedenlerinden birinin geçmişten gelen yüksek enflasyonun oluşturduğu “atalet” olduğunu ifade etti.
Enflasyonla mücadelenin neden uzun sürdüğüne ilişkin soruya yanıt veren Yılmaz, dış konjonktürün son üç yılda Türkiye’yi desteklemediğini ve savaşlar ile diğer gelişmelerin program üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.
Yılmaz, savaşın etkisi olmasaydı bugün yüzde 31,5 seviyelerinde değil, yüzde 25 civarında bir enflasyondan söz edilebileceğini belirterek, elde olmayan unsurlara karşı tedbir alınarak programa devam edilmesi gerektiğini ifade etti.
Büyüme ile enflasyonla mücadele arasında denge kurmaya çalıştıklarını da vurguladı.
“Atıl iş gücü, işsizlik demek değildir”
Yılmaz, atıl iş gücü ile işsizlik arasındaki ayrıma da değindi.
Türkiye’de işsizlik hesabının uluslararası yöntemlere göre yapıldığını belirten Yılmaz, TÜİK’in Eurostat ve Birleşmiş Milletler Ulusal Hesaplar Sistemi’ndeki yöntemleri kullandığını söyledi.
Yılmaz, iş aramayan kişilerin işsiz olarak sınıflandırılmadığını belirterek atıl iş gücünün ise “potansiyel iş gücü” ve “zamana bağlı eksik istihdam” olmak üzere iki unsuru içerdiğini ifade etti.
“Atıl iş gücü, işsizlik demek değildir” diyen Yılmaz, işsizlik oranının uzun süredir tek hanede olmasının olumlu olduğunu ancak atıl iş gücü oranının yüksek olmasının bir sorun teşkil ettiğini söyledi.
Şimşek: “Enflasyonda arzuladığımız noktada değiliz”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de toplantıda ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şimşek, “Enflasyonda arzuladığımız noktada değiliz. Bu zor konjonktürde enflasyonun kontrolden çıkmaması önemliydi” dedi.
Gelir dağılımında da iyileşme olduğunu belirten Şimşek, tüm şoklara rağmen vatandaşların Türk Lirası’na güveninin farklı bir noktaya geldiğini ve bunu programın kazanımlarından biri olarak gördüğünü ifade etti.














