Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan faiz ödemeleri açıklaması…
Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ocak 2026’daki yüksek faiz ödemelerine ilişkin kamuoyunda gündeme gelen değerlendirmelere yanıt verdi. Açıklamada öne çıkan noktalar şöyle:
-
Ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesi, borçlanma maliyetlerinde ani artıştan veya program dönemindeki faiz artışlarından kaynaklanmamaktadır.
-
Ödemelerin yüzde 53’ü, yaklaşık 10 yıl önce ihraç edilen TÜFE’ye endeksli devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farklarından oluşmaktadır.
-
TÜFE’ye endeksli senetlerin özelliği gereği kupon oranları düşük olsa da, yıllar boyunca gerçekleşen enflasyon anaparaya eklenir. Biriken enflasyon farkı vade tarihinde topluca ödenir; bu nedenle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde bu ödemeler geçici olarak yüksek görünür.
Bakanlık ayrıca, bu durumun geçmiş enflasyon dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansıması olduğunu vurguladı ve söz konusu artışın yapısal bir faiz yükü değişiminden kaynaklanmadığını belirtti.
Faiz Giderlerinin Geleceği
-
Faiz giderlerinin milli gelire oranının 2026’da yüzde 3,5’e, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda ise yüzde 3,3’e düşmesi öngörülüyor.
-
Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranının 2026’da yüzde 19,9, OVP sonunda yüzde 18,3 olması bekleniyor.
-
Faiz harcamalarının merkezi yönetim toplam harcamalarına oranı, 2026’da yüzde 14,5’e, OVP sonunda yüzde 13,9’a gerilemesi planlanıyor.
Bakanlık, kamu borçlanma stratejisinin piyasa koşulları, makroekonomik görünüm ve risk unsurları dikkate alınarak sürdürülebilir bir şekilde yürütüldüğünü, TÜFE’ye endeksli tahvil ihracının 2024’ten itibaren sonlandırıldığını ifade etti.
Bu açıklama, Ocak ayında görülen yüksek faiz ödemelerinin geçici ve teknik bir durum olduğunu, faiz yükünde kalıcı bir bozulma olmadığını ve önümüzdeki dönemde daha dengeli bir faiz tablosu beklendiğini ortaya koyuyor.














