“Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü” İmzalandı.
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan 29 yaş ve altı gençlerin girişimcilik yoluyla kendi işlerini kurmaları ve mezuniyet alanlarında istihdam edilmelerini teşvik etmeye yönelik iş birliği protokolü; Milli Eğitim Bakanlığı, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Halkbank arasında imzalandı.
Bakanlık’ta düzenlenen “Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü” imza töreninde konuşan Bakan Tekin, üzerinde en çok kafa yordukları alanlardan birinin de mesleki ve teknik eğitim olduğunu söyledi.
Bu konuda iki sebepten dolayı çok yoğun mesai harcadıklarına işaret eden Tekin, bunlardan birinin Türkiye’deki ekonomik altyapının, kalkınma hamlelerinin yürütülmesinde ihtiyaç duyulan nitelikli eleman yetiştirilmesi boyutu olduğunu söyledi. Bakan Tekin, “Ama bir boyutu var ki o da toplumsal yapının olağan işleyişi içinde, olağan dışı müdahalelerle toplumdaki dengenin bozulma süreçlerinden bir tanesi, darbeler ve darbelerin yarattığı travmatik ortamlar. Maalesef mesleki ve teknik eğitim de bu anlamda bu darbe psikolojisinden çokça etkilenen alanlardan biri.” diye konuştu.
“Demokratik düzenin tesis edilmesinin önemli araçlarından biri”
Demokratik siyasal yaşam üzerindeki vesayet mekanizmalarının kaldırılarak yeniden demokratik işleyişin gelişeceği zeminin ortaya çıkarılması açısından mesleki ve teknik eğitimle ilgilenmenin önem taşıdığını vurgulayan Tekin, “Bir anlamda o darbe ortamıyla hesaplaşmanın, darbenin yarattığı travmanın etkilerini ortadan kaldırmanın ve yeniden demokratik düzenin tesis edilmesinin önemli araçlarından biri. Biz mevzuya böyle bakıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“28 Şubat olduğunda 28 Şubatçılarla beraber alkış tutanlar, darbeye ve vesayete bir anlamda davetiye çıkaranlar, darbenin yarattığı travmadan mutlu olanlar, nemalananlar, bugün mesleki ve teknik eğitimle ilgili attığımız adımları meydanlarda protesto ederek ya da televizyon ekranlarında ilgisiz argümanlarla karşı çıkıyorlar, bizi eleştirme durumundalar.” ifadelerini kullanan Tekin, bu eleştirilerin kendilerini yıldırmayacağını söyledi.
Bakan Tekin, “Biz Türkiye’nin demokratikleşmesi için, Türkiye’de olağan demokratik düzenin işlemesi açısından bu ve benzeri adımları atmaya devam edeceğiz. 2002’den itibaren de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarının genel anlamda mevzuya bakışı, perspektifi de bu şekildedir.” açıklamasını yaptı.
“Eğitim öğretimle ilgili yeni adımlar attık”
Bakan Tekin, 2013’ten itibaren mesleki ve teknik eğitimle ilgili olarak attıkları adımlarla mesleki ve teknik eğitimi tercih edenlerin yüzde 17’lere kadar düşen oranın 2025-2026 eğitim öğretim itibarıyla yüzde 43’e yükseldiğini bildirdi.
Bu alanda yaptıkları çalışmaları anlatan Tekin, bütün bunları yaparken “Ben bilirim!” mantığıyla hareket etmediklerini, sahayı dolaşarak ve paydaşlarla görüşerek Türkiye’nin kalkınması açısından hangi alanlarda uzmanlaşmış elemanlara ihtiyaç duyulduğunu tespit ettiklerini ifade etti.
Tekin, sözlerine şöyle devam etti:
“Bunların en iyi şekilde eğitim alabilecekleri hem fiziki hem teknolojik ortamlar oluşturuldu. Bu anlamda geçtiğimiz günlerde lansmanını yaptığımız ‘Dijital İkiz Dönüşüm’, okullarımız çok güzel bir örnek olacak. Sektörle, iş birliğiyle bunları devam ettiriyoruz. 2024 yılı yaz aylarında da Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla ‘Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi’ yayınladık ve burada bu anlamdaki iş birliklerimizi bir adım daha öteye taşıdık. Eğitim öğretimle ilgili yeni adımlar attık. Sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulları gibi okullar kurduk.”
Dertlerinin mesleki ve teknik eğitimin bu anlamda yaygınlaştırılması olduğunu belirten Tekin, kendilerine bu anlamda destek olanlara teşekkür ederek, “Bu, gerçekten bu ülkenin hem demokratikleşmesi hem ekonomik refahı hem de kalkınması açısından hepimiz adına vatandaşlık borcu.” dedi.
Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün de bu vesileyle Kredi Garanti Fonu ve Halkbank, mesleki ve teknik eğitim alan çocuklarımızın eğitimlerinden sonra kendi işleriyle ilgili, meslekleriyle ilgili girişimciliklerini destekleyebilecek güzel bir etkinliğin içerisine girdik. Hem genç girişimcilerin desteklenmesi, hem bu anlamda nitelikli bir biçimde yetişmiş gençlerin desteklenmesi ülke açısından, millet açısından çok faydalı birer girişim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Protokolümüzün hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”














