Şebnem Sönmez’den Kemal Kılıçdaroğlu’na açık mektup: Sizden arınmış bir ülke istiyorum
Oyuncu Şebnem Sönmez, mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’na açık mektup yazdı. “Arınmak” başlıklı mektup, BirGün’de yayımlandı. Kılıçdaroğlu’nun yalnızca iki gazeteyi takip ettiğini söylediğini hatırlatan Sönmez, BirGün’ü okuduğu iddiası nedeniyle mektubunu burada yayımladığını belirtti.
Mektubunda Kılıçdaroğlu’na sert eleştiriler yönelten Sönmez, peş peşe sorular sordu ve “Geçmişinize dair sorularım sayısız, cevaplarını merak etmiyorum. Bugün ülkemin canını neye feda ettiğinizi merak ediyorum” dedi.
Görüşmemek üzere
Kılıçdaroğlu’na bugün milletvekili olmadığını hatırlatan Sönmez, devlet tarafından “atanmış” genel başkan olmayı kendisine yakıştırıp yakıştırmadığını sordu.
Gezi direnişinin 13’üncü yıl dönümüne de değinen Sönmez, “Hem gurur hem de derin bir üzüntü duyuyorum. Gururumun da üzüntümün de sebepleri belli, siz gururumda da üzüntümde de zerre kadar yer almıyorsunuz” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun ‘arınma’ çağrısına açıklamalarına dair ise Sönmez, “Ben sizden arınmış bir ülke istiyorum. Cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyet ve edimlerinizden arıtmak boynumuzun borcudur” dedi.
Vatandaş olarak haklarını bildiğini ve korumak için var gücüyle yaşadığını söyleyen Şebnem Sönmez, mektubunu “Görüşmemek üzere” diyerek noktaladı.

Arınmak istediğimiz her şeyin sembolüsünüz
Şebnem Sönmez’in açık mektubunun tamamı şöyle:
“Sayın Kılıçdaroğlu; bu size açık ve tamamen kişisel mektubumdur.
TV izlemiyor, sosyal medya kullanmıyormuşsunuz.
Beyanınıza göre sadece iki gazeteyi takip ediyormuşsunuz.
BirGün Gazetesi’ni okuduğunuz için size buradan seslenmek istedim.
Siyaset sahnesine ilk çıktığınız günden beri sizi neden sevmediğimin kanıtlarını bu ülkeye mütemadiyen nasıl sunduğunuzu duyun diye.
Siz ne istiyorsunuz?
Siz bu ülke için ne istiyorsunuz?
Bu halktan ne istiyorsunuz?
CHP’den ne, devletten ne istiyorsunuz?
78 yaşındasınız, kalan yaşamınız nasıl olsun istiyorsunuz?
Siz ‘Anayasa’ya aykırı ama evet!’ dediğinizde ne istiyordunuz?
‘Adalet Yürüyüşü’nüzde Ankara’dan İstanbul’a yürürken ne istemiştiniz?
Geçmişinize dair sorularım sayısız, cevaplarını merak etmiyorum.
Bugün ülkemin canını neye feda ettiğinizi merak ediyorum.
Bugün bir milletvekili bile değilken Genel Başkanlığını yıllarca üstlendiğiniz CHP’nin devlet tarafından ‘atanmış’ başkanı olmayı kendinize yakıştırıyor musunuz?
Devletin kolluk gücüyle zorla, zorbalıkla -sözümona ele geçirdiğiniz CHP Genel Merkezine adım atamamanızı nasıl açıklıyorsunuz?
Seçilmiş Genel Başkan Milli Egemenlik Parkı’na yağmurdan sırılsıklam yürürken, genel merkez binanızda servis edilen çikolatalar afiyet olmasın. Olamaz zaten.
Bugün Gezi Direnişi’nin 13. yıl dönümü.
Hem gurur hem de derin bir üzüntü duyuyorum.
Gururumun da üzüntümün de sebepleri belli, siz gururumda da üzüntümde de zerre kadar yer almıyorsunuz.
Siz siyasete selam verdiğiniz ilk günden bugüne arınmak istediğim, istediğimiz her şeyin sembolüsünüz.
Ben sizden arınmış bir ülke istiyorum.
Cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyet ve edimlerinizden arıtmak boynumuzun borcudur.
Hiçbir zaman hiçbir partinin ne üyesi ne de sempatizanı oldum.
Sade bir vatandaş, kendi mesleğinin örgütünü kurmuş bir oyuncuyum.
Vatandaş olarak haklarımı biliyor ve sizden bile korumak için var gücümle yaşıyorum.
Oyuncu olarak herkese nasip olmayacak kıymette ustalarımın düsturlarını alnımın ortasında taşıyorum.
Devlet baba’ya güvenmiyor, muhalefet anaya inanıyorum.
İnandıklarımın, güvendiklerimden kat be kat üstün olduğunu bilin.
Sizin güvendiklerinizin de size asla yoldaş olmadığına, olamayacağına inancım hayat tecrübemle binlerce kez ortadadır.
Sizin inancınız ne?
Son soruma da cevap vermeyin, bunu da hiç merak etmiyorum.
Not: Söyleyeceğim daha çok şey var ama ben işgalci değilim.
Görüşmemek üzere.”














