Şebnem Ferah yok olarak var olmayı seçti
6 yıl sonra sahnelere dönüşü, kanımca sadece bir müzisyenin hayranlarıyla yeniden buluşması değil, aynı zamanda yüzeyselliğe ve yapaylığa karşı bir gerçeklik sembolü olarak yorumlanmalı.
Algoritmaların, üst sıralarda kalabilmek için şarkıcıları sürekli görünür olmaya zorluyor. Zira günümüzde müziğin algoritmaların; “Bunu da beğenebilirsin” önerileriyle şekillendirdiğine ilişkin birçok tartışma yaşanıyor.
Şebnem Ferah, kariyerinin zirvesindeyken yıllarca süren sessizliğiyle algoritma dayatmasına meydan okuyarak ‘Yok olarak var olma’ halini seçti.
İNSANİ ENERJİYE DUYUYAN ÖZLEMİ İFADE EDİYOR
Filtrelenmiş bir ‘Mükemmellik’in geçer akçe olarak kabul gördüğü günümüzde Şebnem Ferah’ın sahnesi; ter, yüksek sesli gitarlar, zaman zaman çatallanan ama dinleyenlerini duygusuyla sarsan performansıyla gerçekliği temsil ediyor. 17 bin bilet için 280 bin başvurunun yapıldığı konser biletlerinin sadece 12 dakikada tükenmesi, sahnedeki insani enerjiyle ortaya çıkan gerçekliğe duyulan özlemi de ifade ediyor.
Bilet alma platformlarının kilitlenmesiyle hayranlarıyla sadakatle örülen bir ilişki içinde olduğu yeniden görülen Şebnem Ferah’ın dönüşü, ‘Bakılan’ ile ‘Dinlenen’ arasındaki büyük farkın en somut göstergelerinden biri olarak hafızalarda yer edindi.
1990’lı yılların sonundan bugüne kadar birçok kişinin büyüme hikâyesine eşlik eden; ‘Bu Aşk Fazla Sana’ ile isyan eden, ‘Sil Baştan’ ile umudunu tazeleyen bir kitle için Şebnem Ferah, duygularını en yüksek perdeden haykıran bir yaren oldu. Yarenliğin doğasındaki sadakatle bezeli duygusal bağ, konserine gösterilen ilgiyle fiziksel bir görünüme büründü.
