Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni dalga! İki eski savcı gözaltında, Hasan Atilla Uğur aranıyor
Ergenekon soruşturması nedeniyle tutukluyken Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitiren eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu ile ilgili soruşturma sürüyor.
Geçtiğimiz günlerde dosyada feth-i kabir kararı alınmış, kabirden alınan örneklerle Kozinoğlu’na cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediği araştırılmaya başlanmıştı.
Son olarak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni gözaltı kararları verildiğini duyurdu.
Bu kişiler şöyle sıralandı:
Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman ve eski Jandarma mensubu Emekli Albay
Hasan Atilla Uğur, O dönem dosyayla ilgili takipsizlik kararı veren, sonraki yıllarda FETÖ’den ihraç edilen savcı Ali İşgören ve o dönem cezaevi savcısı olarak görev yapan, yine darbe girişiminden sonra FETÖ’den ihraç edilen Necip Doğan
Ataman, İşgören ve Doğan, bugün saat 07.00’de İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındı.
Uğur hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı.
HASAN ATİLLA UĞUR HAKINDA YAKALAMA KARARI
Son operasyonda en dikkati çeken isim, Hasan Atilla Uğur oldu.
Uğur kamuoyunda ilk olarak terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında Türkiye’ye getirilmesinin ardından İmralı’daki sorgu sürecinde yer almasıyla tanındı.
Sonraki yıllarda ise gündeme Ergenekon soruşturmasında tutuklanmasıyla geldi. Uzun süre cezaevinde kalan Uğur, burada bir süre Kozinoğlu ile koğuş arkadaşlığı etti.
İlk yargılamada 29 yıl hapis cezası alan emekli albay, Yargıtay’da yeniden görülen davada beraat etti. Bu hüküm 2019 yılında kesinleşti. Şimdi ise Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada gözaltına alınmasına karar verildi.
Hakkında yakalama kararı çıkarılan Uğur’un Kıbrıs’ta olduğu anlaşıldı.
AKŞAM DÖNECEĞİM
Hasan Atilla Uğur, Notbir isimli internet sitesine yaptığı açıklamada “Akşam İstanbul’a döneceğim ve ifade vereceğim. Benimle birlikte koğuş arkadaşım Hasan Ataman Yıldırım’la ilgili de bir işlem yapılmış. Savcıların beni ifadeye çağırmasının çok doğal olduğunu düşünüyorum. Son derece normal. O gün de bildiklerimizi anlatmıştık, şimdi de anlatacağız.” dedi.
KURTLAR VADİSİ SENARİSTLERİNİN İFADELERİNDE İSMİ GEÇMİŞTİ
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristlerinden Raci Şaşmaz, soruşturmada kapsamında “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade vermiş ve ifadesinde Hasan Atilla Uğur’un ismi geçmişti.
Şaşmaz, sosyal medyada Uğur’un senaryoya müdahale ettiğine dair iddialarına ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:
“Osman Sınav, Hasan Atilla Uğur ile ilk defa Deli Yürek Bumerang Cehennemi filminin çekiminde tanıştı.
Diyarbakır’da jandarma bölgesinde yapılan çekimler esnasında jandarmadan izin almamız gerekiyordu. Osman Sınav, Hasan Atilla Uğur ile bu vesileyle tanıştı. Osman Sınav’ın ile Hasan Atilla Uğur arasında dostluk ilerledi. Sık görüşüyorlardı. Bu vesileyle ben de Hasan Atilla Uğur ile tanışmış oldum ancak hiçbir zaman benim kendisiyle bireysel bir ilişkim olmadı. Bizim senaryomuza kimsenin müdahalesi olmamıştır.”
HİÇBİR SORU İŞARETİ BIRAKILMAYACAK
Yürütülen soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından bilgilendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız.” dedi.
Maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çalışmaların titizlikle sürdürüldüğüne işaret eden Gürlek, “Soruşturma kapsamında bugün; olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu’nun iki koğuş arkadaşı olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verilmiştir.” dedi.
İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 3 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığını bildiren Gürlek, “Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızın da katkısıyla, ölümün meydana geldiği gece yaşananlar, olayın ardından yürütülen adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturma süreci hiçbir soru işareti bırakılmayacak şekilde yeniden incelenmektedir.” açıklamasında bulundu.
Gürlek, aradan geçen süre ne olursa olsun; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adaletin tecellisi için gereken bütün adli süreçlerin kararlılıkla yürüldüğünün altını çizdi.
KOZİNOĞLU’NUN YAŞAMINI YİTİRDİĞİ GÜNÜ ANLATMIŞTI
O dönem Ergenekon davasında tutuklu bulunan emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, koğuş arkadaşı Kozinoğlu’nun öldüğü günü duruşmaya dilekçe yollayarak anlatmıştı.
Bir diğer koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur’un sağlık durumuna ilişkin de bilgiler veren Yıldırım, şunları paylaşmıştı:
“Kaşif Kozinoğlu, geçen hafta hasta olan Atilla Uğur için sabah saat 06.30’a kadar koğuşta nöbet tuttu. Atilla’yı kalp krizinden kaybedebiliriz diye düşünüyorduk. Kaşif, o gün 15.45’te uyandı. Avluda beraber 16.15’ten itibaren yürüdük. Ben 30 dakika, Kozinoğlu ise 60 dakika yürüdü. Sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika kadar spor yaptı. Ben bu sporu bana göre ağır spor olarak değerlendirdim ancak bu şekilde yürüyüş ve sporu düzenli olarak yapmaktaydı.
Kozinoğlu, ağrısı olunca saat 18.15’te Atilla’nın odasına gelerek yardım istedi. Kaşif’in odasına geçildi. Göğsünde şiddetli ağrı vardı. Tansiyonu 12.7/20.5 olarak ölçüldü ve 18.17’de acil butonuna basıldı. Dil altı hapı verildi. 18.35 civarı görevlilerin getirdiği sedyeye binmek istemedi ve hatta 19 basamaklı merdiveni kendi inmek istedi. Fakat görevli memurlarca, sedyeyle merdivenlerden indirilerek bilinci açık ve konuşur durumda koğuştan ayrıldı.
Daha sonra öğrendiğimize göre, mahkum kabul kısmında bilinci açık, nabız atar ve konuşur durumda bekledi. 112 acil, yaklaşık 18.50’de geldi ve ambulansla Silivri Devlet Hastanesi’ne götürüldü ancak ambulansta olması gereken doktor yoktu. Teknisyenler müdahale etmişler. TEM yolunda giderken başka bir ambulans ile temas edilip TEM çıkışına gelen diğer ambulans doktoru ile birleşerek Silivri Devlet Hastanesi’ne varıldığı zaman 19.15’te vefat etmişti.”
Yıldırım, dilekçesinde, “Kozinoğlu’nun ilk ağrısının gelmesinden bir saat sonra hastaneye ulaştırıldiğını” da iddia etmişti.
SORUŞTURMA HAKKINDA BİLİNENLER
Kaşif Kozinoğlu eski bordo bereli subay ve MİT mensubuydu.
Bosna-Hersek, Afganistan’da uzun süreli görev yapan Kozinoğlu, Afganistan’dan Türkiye’ye dönünce 2011’de tutuklandı. Kozinoğlu, 12 Kasım 2011’de cezaevinde spor sonrası kalp krizi geçirerek hayatını kaybederken mahkemeye çıkmasına 13 gün olduğu dikkat çekmişti.
Kozinoğlu ailesi, “Sporcuydu, ölümü normal değil, araştırılsın.” diyerek itiraz etti ancak açılan soruşturma bir yıl sonra kapandı. İddiaya göre, Kozinoğlu kalp krizi geçirdiği sırada yardım istiyor ancak gardiyan Ferhat Veysi Gül bu sesin duyulmasını engellemek için radyonun sesini açıyor. Daha sonra Gül’ün FETÖ üyesi olduğu ve 15 Temmuz’dan sonra yurt dışına kaçtığı ortaya çıkıyor.
Bu iddialar ve eski soruşturmaların gündeme gelmesi üzerine dosya yeniden açıldı. FETÖ ile ilgili çok önemli bilgilere sahip olan Kozinoğlu’nun zehirlenmiş olabileceği öne sürülüyor.
KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINDA KİMLER TUTUKLU?
Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin ilk operasyon 7 Eylül Pazartesi günü yapılmıştı ve cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. İlk operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden o dönemde jandarma er olarak görev yapan şüpheli tutuklandı. 7 şüpheli hakkında da adli kontrol kararı verilmişti. İkinci dalga operasyon ise 10 Eylül Perşembe günü gerçekleştirildi.
Operasyonda biri kameraman, biri muhabir ve sağlık çalışanlarının da aralarında olduğu 9 şüpheli gözaltına alınmıştı. Mahkeme aralarında gazeteci Selahattin Günday’ın da bulunduğu üç kişiyi tutuklamıştı.
