Engin Koç’un hayatındaki büyük değişim
1980 ve 1990’lı yıllarda eğlence dünyasının ivme kazandığı bu dönemlerde mankenler, sadece podyumların değil, açılışların, televizyonların ve beyazperdenin de aranılan figürleriydi. Engin Koç da bu döneme damgasını vurmuş bir isimdi.
Hülya Avşar, Serpil Çakmaklı, Harika Avcı ve Banu Alkan gibi isimlerle kamera karşısına geçen oyuncu, geçtiğimiz yıllarda İstanbul’u terk ederek, memleketi Sivas’a yerleşti.
2011’de Pınar Koç ile evlenen ve 13 yaşında Burak adında bir oğlu bulunan Koç, günlük yaşamından kesitler sosyal medya sayfasında paylaşıyor.
Engin Koç, son olarak annesiyle yer aldığı bir fotoğrafı, “Annemle Yeniköy Sivas’ta” mesajıyla paylaştı.
Engin Koç, 2023 yılında Habertürk’e röportaj vermişti. Bir dönemin ‘Mankenler Kralı’ şu açıklamaları yapmıştı: Galatasaray’ın voleybol takımında oynarken, Nişantaşı’nda yaşadığımız apartmanda komşumuzun kızı mankenlik okuluna gidiyordu. Bana da Saklambaç Gazetesi’nin mankenlik yarışmasından bahsetti. 17 yaşında yarışmaya katıldım. Ajda Pekkan, Cüneyt Arkın, Seyyal Taner, Sezen Cumhur Önal’ın jüri üyesi olduğu 500 kişinin katıldığı yarışmada ‘Mankenler Kralı’ oldum. Ondan sonra da Başak Gürsoy’un modellik ajansıyla çalışmaya başladım. Yabancı koreograflarla çalıştım, dünyanın pek çok ülkesinde podyuma çıktım.
50’ye yakın dizi ve filmde rol aldığını ifade eden Engin Koç, oyunculuğa ise yönetmen Temel Gürsu sayesinde adım atmış. Emekli manken, Gülşen Bubikoğlu ve Bülent Ersoy’un başrollerini paylaştığı ‘Sıralardaki Heyecan’ filmiyle ilk kez beyazperdede rol almış.
ÇOK PARA KAZANMADIK
Engin Koç, “Ne mankenlikten ne de oyunculuktan çok para kazandım. Aç kalmadık, açıkta da kalmadık ama şimdiki gibi çok büyük rakamlar cebimize girmedi. Yapımcılar üzerimizden çok para kazandı. Zamanında keşke parayı sevseydik ve meslekten daha çok para kazansaydık” diye konuştu.
O YILLARDA YAPTIĞIM HER ŞEYİN ARKASINDAYIM
1988 yılında ‘Kadınca Dergisi’ne verdiği pozun hatırlatılması üzerine Engin Koç şunları dile getirdi: Rahmetli Duygu Asena, derginin genel yayın yönetmeniydi. Kendisini çok severdim. ‘Cahil cesareti’ demeyelim de o dönem mankenliğin gereği buydu. O yıllarda yaptığım her şeyin arkasındayım.
Geçmişe dair hiçbir pişmanlığı olmadığını da vurgulayan Engin Koç, “Hayatta yanlış bir şey yaptığımı düşünmüyorum, olmuşsa da bu yanlışlar benim kişilik ve insanlık gelişimim için ders olmuştur” diye konuştu.
Engin Koç, ‘Sektörden görüştüğünüz birileri var mı?’ sorusuna ise, “Çok görüştüğüm kimse yok. Yusuf Azuz ve Merve İldeniz ile zaman zaman görüşüyorum” yanıtını verdi. Mankenlik döneminde yüksek sesli ortamlarda bulunduğu için Engin Koç’un iki kulağında da yüzde 40’lık bir işitme kaybı olmuş. Emekli manken, işitme cihazı kullanıyor.
Emekli maaşıyla geçindiğini söyleyen Engin Koç, “Şişli’de babamdan bir ev kaldı, kira ödemiyorum. Ufak tefek bir yerlerden gelirim oluyor. Bir şekilde geçiniyoruz” dedi. Oyunculuğu bırakmadığını açıklayan Engin Koç, yapımcılara sitem ederek “Oyunculuğa ve foto modelliğe her zaman açığım ama teklif gelmiyor” diye konuştu.
İÇ DÜNYAMDA BİR YOLCULUKTAYIM
Engin Koç, spiritüellik eğitimleri aldığını söyleyerek, “Kendi iç dünyamda bir yolculuktayım. Nereden gelip, nereye gidiyorum. Bu dünyada ne yapıyorumun araştırmasındayım. 1999’dan beri bu yolculuğun içerisindeyim” ifadelerini kullandı.
