Yüksek binaların yıkımında yeni dönem: Kurallar sıkılaştırıldı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yüksek yapıların yıkım süreçlerine ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdi. “Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, 12 Ağustos 2026 tarihli ve 33338 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Düzenlemeyle birlikte yönetmeliğe “Yüksek Yapıların Yıkımına İlişkin Özel Kurallar” başlıklı yeni bir bölüm eklendi. Böylece yüksek yapıların yıkımında uygulanacak teknik yöntemlerden uzman personel şartlarına, patlayıcı kullanımından çevre güvenliğine kadar birçok konuda yeni esaslar belirlendi.
Yüksek yapı için sınırlar yeniden tanımlandı
Yeni düzenlemeye göre bina yüksekliği 21,50 metreden veya yapı yüksekliği 30,50 metreden fazla olan binalar “yüksek yapı” kapsamında değerlendirilecek.
Bu yapılarda kullanılabilecek yıkım tekniklerinin hangi şartlarda uygulanacağı ayrıntılı şekilde belirlendi. Ayrıca seçilecek yıkım yöntemine göre hazırlanacak planların içeriği, makineyle yapılacak yıkımlarda izlenecek aşamalar ve patlayıcı kullanılan çalışmalarda yapılması gereken hesaplama ve modellemeler yeniden düzenlendi.
Yıkım faaliyetlerinde görev alacak uzman personelin taşıması gereken niteliklere ilişkin kurallar da yönetmelikle birlikte yeniden şekillendirildi.
Fenni mesuliyet sınırı 18,50 metreye çekildi
Düzenlemenin dikkat çeken maddelerinden biri de fenni mesul görevlendirme sınırının düşürülmesi oldu.
Daha önce 21,50 metre olan bina yüksekliği sınırı 18,50 metreye indirildi. Ayrıca yapının bulunduğu bölgenin özellikleri ve çevresel riskler göz önünde bulundurularak, 18,50 metrenin altındaki binalar için de ilgili idarenin fenni mesul görevlendirilmesini istemesine imkan tanındı.
Yıkım ruhsatıyla ilgili de yeni bir düzenleme yapıldı. Risk durumu veya mücbir sebeplerin bulunması halinde, ilgili idarenin uygun görmesi şartıyla ruhsatın geçerlilik süresi 3 aya kadar uzatılabilecek.
Patlayıcı kullanılacaksa önceden hesaplama yapılacak
Yüksek yapıların patlayıcı kullanılarak yıkılması konusunda da daha sıkı teknik şartlar getirildi.
Buna göre yıkım öncesinde yapının nasıl davranacağının ve patlatmanın çevredeki binalar ile altyapı tesislerine olası etkilerinin hesaplanması zorunlu olacak.
Hazırlanacak teknik hesap ve modellemelerle yapının kendi üzerine çökmesinin mi yoksa belirlenen bir yöne doğru devrilmesinin mi uygun olduğu ortaya konulacak. Yıkım senaryosunun yanı sıra çevresel etkiler de raporlanarak yıkım planına eklenecek.
İlgili idarenin planı uygun bulmasının ardından yıkım ruhsatı düzenlenebilecek ve patlayıcıyla yıkım gerçekleştirilebilecek.
Patlatma süreci kayıt altına alınacak
Patlayıcı kullanılan yıkımlarda yalnızca teknik hesaplama yapılması yeterli olmayacak. Çalışmaların uzman kişiler tarafından yürütülmesi gerekecek.
Ayrıca meteorolojik koşullar da yıkım öncesinde dikkate alınacak. Patlatma süreci ölçüm sistemleri ve görüntü kayıtlarıyla takip edilerek kayıt altına alınacak.
Yıkım alanlarında ek güvenlik önlemleri
Yeni kurallarla yıkım sahalarındaki çevre ve çalışan güvenliğinin artırılması da amaçlandı.
Yapının özellikleri, seçilen yıkım yöntemi ve çevresel riskler dikkate alınarak perdeleme sistemleri, örtülü yollar ve koruma fanları gibi önlemlerin alınması zorunlu hale getirildi.
Bu tedbirlerle yıkım sırasında oluşabilecek risklerin kontrol altına alınması ve çevrede bulunan kişilerin ve yapıların daha etkin şekilde korunması hedefleniyor.
Sektöre bir yıllık uyum süresi
Yönetmelik değişikliğiyle yüksek yapıların yıkımında planlama, projelendirme, uygulama ve denetim aşamalarında uyulması gereken kuralların daha açık ve uygulanabilir hale getirilmesi amaçlandı.
Düzenlemenin proje müellifleri, yıkım uygulayıcıları, fenni mesuller ve ilgili idarelerin kontrol görevlileri için yol gösterici olması hedeflenirken, sektörün yeni hükümlere uyum sağlayabilmesi amacıyla bir yıllık geçiş süresi tanındı.
