Türkiye’de kızamık vakaları arttı.
Aşıyla önlenebilen kızamık hastalığı, Türkiye’de yeniden gündeme geldi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve uzmanların paylaştığı verilere göre, 2026 yılında vaka sayılarında belirgin artış yaşandı. Yılın ilk beş ayında 877 olarak kaydedilen vakaların eylül itibarıyla 1.103’e, ekim ayında ise 3 bin sınırına ulaştığı belirtildi. Enfeksiyon hastalıkları uzmanları, virüsün yüksek bulaşıcılığına ve toplumsal bağışıklık oranındaki düşüşe dikkat çekerek aşılamanın önemini vurguladı.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul ile Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Songül Özer, kızamık vakalarındaki artışın nedenlerini ve hastalığın oluşturabileceği riskleri değerlendirdi. Uzmanlara göre kızamık, solunum yoluyla kolayca yayılabilen ve ciddi komplikasyonlara yol açabilen bulaşıcı hastalıklar arasında yer alıyor.
Uzm. Dr. Songül Özer, tek bir hastanın çevresindeki 16 ila 18 kişiye virüs bulaştırabileceğini, toplum içindeki bulaştırıcılık oranının yüzde 75 ila 90’a ulaşabildiğini belirtti. Uzmanlar, aşı reddi, eksik dozlar ve bağışıklık oranındaki düşüşün hastalığın yeniden yayılmasında etkili olabileceğini ifade etti. Kızamığın yalnızca çocukları değil, yetişkinleri de etkileyebildiği ve bazı vakalarda ağır sağlık sorunlarına neden olabildiği kaydedildi.
Kızamık vakaları yıllar içinde nasıl arttı?
Türkiye’de kızamıkla mücadelede rutin aşılama 1970 yılında başlatıldı. 1969’da 66 binin üzerinde vakanın ve 532 ölümün kaydedilmesinin ardından 1985’te gerçekleştirilen büyük aşı kampanyasıyla vaka sayıları 2 bin seviyelerine geriledi. 2003’ten itibaren uygulanan stratejiler ve 2006’da kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşısının devreye girmesiyle hastalık uzun süre kontrol altında tutuldu.
Ancak haberde aktarılan Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Türkiye’de vaka sayısı 2022’de 127 iken 2023’te 500’e, 2024’te 1.500’e ve 2025’te yaklaşık 2 bine yükseldi. 2026’nın ilk beş ayında 877 vaka kaydedildiği, eylül itibarıyla sayının 1.103’e çıktığı ve ekim ayında 3 bin sınırına yaklaştığı bildirildi.
Uzmanlar, kızamık gibi salgın potansiyeli yüksek hastalıklarda toplumsal bağışıklık oranının yüzde 95 düzeyinde olması gerektiğini belirtiyor. Haberde Türkiye’de bu oranın yüzde 92’ye gerilediği, bazı büyük şehirlerde ise daha düşük seviyelerde seyrettiği aktarılıyor.
Aşı oranlarındaki düşüş bulaşma riskini artırıyor
Uzm. Dr. Songül Özer, aşı kararsızlığına yol açan etkenler arasında Covid-19 sonrasında yayılan yanlış bilgileri, aşıların yan etkilerine ilişkin endişeleri ve sosyal medyadaki paylaşımları gösterdi. Düzensiz göç, aşı geçmişinin bilinmemesi ve çocukların aşı takibinin yapılamaması da uzmanların dikkat çektiği konular arasında yer aldı.
Ulusal Aşı Takvimi kapsamında kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) aşısının ilk dozunun 12. ayda, ikinci dozunun ise 4-6 yaş arasında uygulanması öneriliyor. Prof. Dr. Bülent Ertuğrul’un verdiği bilgilere göre, tek doz sonrası koruyuculuk yaklaşık yüzde 95, iki doz sonrasında ise yüzde 97-99 seviyesine çıkıyor.
Aşılanmamış çocuklarda kızamık; yüksek ateş, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve öksürükle başlayabiliyor. Ardından ağız içinde Koplik lekeleri ve vücuda yayılan kırmızı döküntüler görülebiliyor. Uzmanlar, hastalığın zatürre ve beyin iltihabı gibi komplikasyonlara yol açabileceğini belirtiyor.
Kızamığın ciddi komplikasyonları arasında SSPE de bulunuyor
Kızamığın uzun vadeli risklerinden biri, enfeksiyondan aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilen Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE). Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, bu hastalığın davranış değişiklikleri ve öğrenme güçlüğüyle başlayabildiğini; ilerleyen evrelerde istemsiz hareketler, nöbetler, yutma güçlüğü ve koma gibi ağır tablolara neden olabildiğini aktardı.
Uzmanlar, kızamık vakalarındaki artışın önlenmesi için çocukların aşılarının zamanında yapılması ve aile sağlığı merkezlerindeki aşı takiplerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. KKK aşısının, bağışıklık baskılayıcı tedavi görenler ve gebeler gibi belirli gruplar dışında, aşı takvimine uygun şekilde uygulanmasının önemi hatırlatılıyor.
