Süresiz nafaka iptal edildi.
Anayasa Mahkemesi (AYM), Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin itiraz başvurusu üzerine Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini Genel Kurul’da görüştü. Yüksek Mahkeme, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşe nafaka verilmesini düzenleyen hükümdeki bu ibareyi oyçokluğuyla iptal etti.
AYM’nin kararı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni bir yasal düzenleme yapılması için dokuz aylık süre tanındı.
AYM aynı başvuruyu 2012’de reddetmişti
AYM, yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi daha önce de incelemişti. Kestel Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, düzenlemenin Anayasa’nın 2, 10 ve 40. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle yaptığı başvuru 2012 yılında reddedilmişti.
O dönemdeki kararın gerekçesinde, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşin korunması amacıyla yoksulluk nafakasının herhangi bir süre sınırı olmaksızın verilmesinin sosyal hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu belirtilmişti.
Bu kez Antalya 12. Aile Mahkemesi, baktığı bir boşanma davasında aynı düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine vararak AYM’ye başvurdu. Yüksek Mahkeme ise önceki kararından farklı olarak “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verdi.
Yoksulluk nafakası nasıl uygulanıyordu?
Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak şartıyla geçimini sağlamak için diğer eşten mali gücü oranında nafaka isteyebileceği düzenleniyordu.
AYM’nin iptal ettiği bölüm, bu hükümde yer alan “süresiz olarak” ibaresi oldu.
Türkiye’de yoksulluk nafakasının yanı sıra farklı nafaka türleri de bulunuyor. Boşanma davası devam ederken ekonomik açıdan tarafları ve çocukları korumaya yönelik tedbir nafakası, dava kesinleştiğinde sona eriyor. Çocuğun bakım ve giderleri için velayeti almayan eş tarafından ödenen iştirak nafakası da ayrı bir kategori olarak uygulanıyor. Eğitimine devam eden yetişkin çocuklar açısından ise şartlara bağlı olarak yardım nafakası gündeme gelebiliyor.
Yoksulluk nafakası her durumda ömür boyu sürmüyordu
Yoksulluk nafakasının bağlanabilmesi için nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi, diğer eşe göre daha ağır kusurlu olmaması ve karşı tarafın ödeme gücünün bulunması gerekiyordu.
Kanunda belirli bir süre sınırı bulunmaması, nafakanın her durumda ömür boyu devam edeceği anlamına gelmiyordu. Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi halinde ödeme kendiliğinden sona eriyordu.
Bunun yanında mahkeme kararıyla fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması, düzenli gelir elde edilmesi veya nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü kaybetmesi gibi durumlarda da nafakanın sona erdirilmesi mümkün olabiliyordu.
Adalet Bakanı Gürlek’ten açıklama
Adalet Bakanı Akın Gürlek, AYM’nin kararının ardından yaptığı açıklamada, boşanma sonrasında tarafların haklarını koruyan ve aile kurumuna ilişkin hassasiyetleri gözeten dengeli bir model oluşturmanın gündemlerinde olduğunu belirtti.
Gürlek, AYM’nin iptal kararının ardından yeni yasal düzenlemenin TBMM’ye sunulacağını açıkladı. Bakan, daha önce yaptığı açıklamalarda da uzun süren boşanma davalarına dikkat çekerek nafaka konusunda yeni bir düzenleme yapılacağının sinyalini vermişti.














