PISA 2025 sonuçları açıklandı: Türkiye’deki öğrenciler yapay zekanın ürettiği bilgiyi sorgulamada öne çıktı

PISA 2025 sonuçlarında Türkiye, öğrencilerin yapay zeka tarafından üretilen bilgileri değerlendirme oranında OECD ortalamasının üzerinde yer aldı. Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 68,1'i okulda yapay zeka tarafından oluşturulan bilgileri değerlendirmeyi öğrendiğini belirtirken, bu oran OECD ülkelerinde yüzde 62,6 olarak kaydedildi.

pisa 2025 te turkiye deki ogrenciler yapay zekayi sorgulamada one cikti habermeydan

Türkiye'deki öğrenciler yapay zekanın ürettiği bilgiyi sorgulamada öne çıktı.

Türkiye’deki öğrenciler yapay zekanın ürettiği bilgiyi sorgulamada öne çıktı.

Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan ile Haliç Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rahmet Savaş, PISA 2025 sonuçlarında Türkiye’nin performansını değerlendirdi.

Armağan, PISA 2025 verilerinde Türkiye açısından dikkat çeken gelişmelerden birinin temel yeterlik seviyesinin altında kalan öğrencilerin oranındaki gerileme olduğunu belirtti.

Türkiye’de 2022-2025 döneminde fen bilimleri, okuma ve matematik alanlarının tamamında temel düzeyin altında bulunan öğrencilerin oranının azaldığını aktaran Armağan, OECD genelinde ise aynı göstergenin ters yönde ilerlediğine dikkat çekti. Armağan, küresel ölçekte öğrenme kayıplarının arttığı bir dönemde Türkiye’nin farklı bir eğilim göstermesinin önemli olduğunu ifade etti.

Bu gelişmenin özellikle fen bilimlerinde daha belirgin olduğunu belirten Armağan, temel yeterlik seviyesine ulaşamayan öğrencilerin önemli bir bölümünün yalnızca bir alanda, ağırlıklı olarak matematikte güçlük yaşadığını söyledi. Birden fazla alanda aynı anda temel yeterlik seviyesinin altında kalan öğrencilerin oranının ise daha düşük olduğunu kaydetti.

Armağan, Türkiye’nin OECD ortalamasından bu açıdan ayrıştığını belirterek matematik alanındaki tabloya özel olarak dikkat çekti. OECD ülkelerinde temel yeterlik sorununun daha fazla alanı kapsadığını, Türkiye’de ise problemin özellikle matematikte yoğunlaştığını aktaran Armağan, matematikte temel düzeye ulaşamayan öğrencilerin oranının OECD ortalamasının üzerinde olmasının bu alana yönelik özel politikalara ihtiyaç olduğunu gösterdiğini dile getirdi.

Yapay zeka kullanımında dikkat çeken veriler

PISA 2025 ile ilk kez ölçülen yapay zeka kullanım alışkanlıklarının da Türkiye açısından önemli sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Armağan, öğrencilerin yarısından fazlasının yapay zeka araçlarını öğrenme amacıyla haftada en az bir kez kullandığını söyledi.

Bu oranın OECD ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Armağan, yapay zeka tarafından oluşturulan bilgilerin doğruluğunu sorgulama konusunda da Türkiye’nin öne çıktığını ifade etti.

Armağan, eğitimde yapay zeka kullanımının yalnızca kullanım sıklığı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, öğrencilerin bu teknolojiyi hangi amaçlarla kullandığının ve karşılaştıkları bilgileri değerlendirme becerilerinin daha önemli olduğunu belirtti.

Türkiye’nin PISA 2025’te okuma, matematik ve fen bilimlerinin üçünde de ilerleme gösteren az sayıdaki ülkeden biri olduğunu hatırlatan Armağan, okuma ve fen bilimlerinde OECD ortalamasının üzerine çıkıldığını, matematikte ise OECD ortalamasının yakalandığını aktardı.

Temel yeterlik seviyesinin altında kalan öğrenci oranındaki düşüşün olumlu tabloyu desteklediğini belirten Armağan, buna karşın matematikteki yeterlik sorunu, okula düzenli devam oranının OECD seviyesinin gerisinde bulunması ve yaklaşık her üç öğrenciden birinin en az bir alanda temel düzeye ulaşamamasının gelecek dönemde ele alınması gereken konular olduğunu söyledi.

Armağan, PISA sonuçlarının eğitim sisteminin mevcut durumunu değerlendirmek için önemli bir gösterge olduğunu belirterek, tek bir sınav döngüsünün sonuçlarına göre yön değiştirmek yerine uzun vadeli, istikrarlı ve saha verileriyle desteklenen politikaların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’de öğrencilerin yüzde 52,4’ü yapay zekayı öğrenme amacıyla kullanıyor

Haliç Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rahmet Savaş da PISA 2025’in yapay zeka verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Savaş, yapay zekayı öğrenme amacıyla haftada en az bir kez kullandığını belirten öğrencilerin oranının Türkiye’de yüzde 52,4 olduğunu, OECD ortalamasının ise yüzde 45,5 seviyesinde kaldığını açıkladı.

Yapay zeka tarafından üretilen bilgileri değerlendirmeyi öğrendiğini belirten öğrencilerin oranının da Türkiye’de yüzde 68,1 ile OECD ortalaması olan yüzde 62,6’nın üzerinde bulunduğunu aktardı.

Savaş, yapay zeka kullanımında en başarılı eğitim sistemlerinin her zaman en yüksek oranlara sahip olmadığını belirtti. B-S-J-Z (Çin) öğrencilerinin yapay zeka kullanım oranının yüzde 40,7, üretilen bilgileri değerlendirme oranının ise yüzde 44,6 olduğunu ve her iki göstergede de OECD ortalamasının altında kaldığını söyledi.

Japonya’da yapay zeka kullanım oranının yüzde 27,4 ile düşük seviyede bulunduğunu aktaran Savaş, Singapur’da ise bu oranların sırasıyla yüzde 65,6 ve yüzde 81’e ulaştığını ifade etti.

Türkiye’de öğrencilerin yüzde 62,5’i dijital cihazlardan dikkat dağınıklığı yaşamıyor

Dijital cihazların neden olduğu dikkat dağınıklığına ilişkin verileri de değerlendiren Savaş, Türkiye’de öğrencilerin yüzde 62,5’inin bu konuda sorun yaşamadığını belirtti. OECD ortalamasının yüzde 39,2 olduğunu aktaran Savaş, Japonya ve Kore’nin de bu oranın yüksek olduğu ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Cinsiyetler arasındaki performans farklarına da değinen Savaş, OECD genelinde kız öğrencilerin okuma alanında erkeklerden 30 puan daha yüksek performans gösterdiğini, erkek öğrencilerin ise matematikte kızlardan 13 puan önde olduğunu belirtti. Fen bilimlerinde ise OECD genelinde cinsiyetler arasında anlamlı bir fark bulunmadığını aktardı.

Türkiye’de fen bilimlerinde erkek öğrencilerin 4 puan, okumada kız öğrencilerin 22 puan, matematikte ise erkek öğrencilerin 18 puan önde olduğunu kaydetti.

Devamsızlık Türkiye’nin öncelikli sorunlarından biri

Savaş, başarılı eğitim sistemlerinde öğrencilerin devamsızlık oranlarının düşük olduğuna dikkat çekti. Kore, Singapur ve Japonya gibi ülkelerde “devamsızlığın azlığı” göstergesinin oldukça yüksek olduğunu belirten Savaş, Türkiye’de bu oranın yüzde 37,2 seviyesinde kaldığını ve OECD ortalamasının yaklaşık 29 puan gerisinde bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin PISA 2025’te puanlarını artırmasına rağmen devamsızlığın OECD ülkelerine kıyasla önemli bir sorun olmaya devam ettiğini ifade eden Savaş, bu konunun önümüzdeki dönemde eğitim politikalarının odak noktalarından biri olması gerektiğini belirtti.

PISA 2025’in küresel eğitim açısından da dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu aktaran Savaş, OECD ortalamalarının fen bilimleri, okuma ve matematikte tarihin en düşük seviyelerine gerilediğini ve daha önce başarılı sonuçlar alan bazı eğitim sistemlerinde de belirgin düşüşler görüldüğünü ifade etti.

Bu tablo içerisinde Türkiye’nin üç alanda da puan artışı göstermesinin olumlu bir ayrışma olduğunu belirten Savaş, ancak devamsızlık oranının OECD ortalamasının oldukça altında kalmasının önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti.

Savaş, cinsiyet farkları, üst ve alt performans gruplarındaki öğrenci oranları ile dijital öğrenme göstergelerinin Türkiye’nin genel olarak OECD ortalamasına yakın ve aşırı uçlardan uzak bir profile sahip olduğunu gösterdiğini sözlerine ekledi.

Exit mobile version