Özgür Özel: Boğaziçi Üniversitesi’ne Kumpas Kuruyorlar.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Silivri’de ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ne katıldı. CHP Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, ”Bugün güzellikleri konuşmak isterdik. Ne yazık ki internete ‘Silivri’ yazıldığında bu ilçe güzellikleriyle değil; hukuksuzluğa, haksızlığa bayraktarlık yapan bir cezaevi ismiyle anılıyor. Adı değişti, Silivri bu yükten kurtulamadı. Ama size söz veriyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Ekrem Başkan’ın Cumhurbaşkanlığında Silivri’yi Özgürlükler ve Demokrasi Müzesi yapacağız.” dedi.
Özel, şöyle devam etti:
“Şimdi bir hesaplaşmayla, bir hazımsızlıkla karşı karşıyayız. O gün ilk kez Beyazıt meydanında gençlerin önüne çekilen setler, bariyerler yıkılıp geçilip, Saraçhane’ye koşup gelince İstanbul Üniversitesi, onu görüp koşup gelince Yıldız Teknik Üniversitesi, Boğaziçi koşup gelince darbeciler neye uğradıklarını şaşırmışlardı. İşte şimdi o Boğaziçi’ni, o Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini cezalandırmaya kalkıyorlar. Boğaziçi’ne kumpas kuruyorlar. Yaptıkları iş, Boğaziçi’ni tahrik etmektir. Boğaziçi’nin haklı tepkilerini, sanki Boğaziçili öğrenciler ortamı terörize ediyor gibi göstermeye çalışıyorlar. Buradan televizyonları başından bizi izleyen, bu ülkenin vicdan sahibi, değerli insanlarına sesleniyorum. Bakın Boğaziçi’nde ne oluyor? Yazıklar olsun ki ne TRT, ne merkez medya, ne de diğer kanallar anlatmıyor. Birkaç kanal dışında; Sözcü TV, Halk TV, Tele1 ve Now TV dışında diğer kanallar işin özünü maalesef anlatmıyor. Değerli vatandaşlarımız, Boğaziçi Üniversitesi’nde olanların sebebi şudur. Nureddin Yıldız isimli selefi karanlıktan beslenen… Şimdi biliyorsunuz bir kuralımız var. Bu kurala göre biz kimseyi yuhalamıyoruz. Sadece bir kişiyi yuhalıyoruz. Ama bu Nureddin Yıldız denen de o kadar berbat biri ki. Bir müsaade edin, ne kadar berbat olduğunu söyleyeyim, sonra birlikte gereğini yaparız. Bakın Anadolu’nun güzel insanları, AK Partililer, MHP’ye oy veren temiz insanlar, size sesleniyorum. Üniversiteli öğrencilerin itiraz ettiği Nureddin Yıldız denen adamın lafı şudur: ‘Buluğ çağından önce bir çocuk evlenebilir. Çocuklar arası nikah da olabilir. Büyükler küçüklerle nikah da yapabilir. Mesela altı yaşında bir kız çocuğu 25 yaşında bir erkekle nikahlanabilir’ diyen namussuz bu. Şimdi Volkan Konak ölünce arkasından hakaret eden, söven, komşunuz güzel Çatalca’nın o çirkin adamı Çatalca müftüsüyle, bu Nureddin Yıldız’ı birlikte yuhalayın. Yazıklar olsun. Bu adamları, bu Çatalca müftüsünü halen görevde tutana da bu Nureddin Yıldız’ı Boğaziçi’ne konuşma yapmaya çağıran o kayyım rektör Naci İnci’ye de yazıklar olsun. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Kayseri’deki AK Partiye oy veren Mahmut ağabeyime söylüyorum, Konya’daki Rukiye teyzeye söylüyorum, Yozgat’taki Hasan kardeşime söylüyorum, Trabzon’daki Emine ablaya söylüyorum… Kardeşim ‘Altı yaşında çocuk, 40 yaşında adamla evlendirilebilir’ diyen, böylesi ahlaksız birine davet çıkaran AK Parti’nin rektörüne ne demeli? AK Parti’nin başına ne demeli? Torununuzu, altı yaşındaki evladınızı ‘25 yaşında, 40 yaşında birine verilebilir, nikah mübahtır yapılabilir, uygundur’ diyen ve bunlara karşı hepimizin evlatlarını savunan Boğaziçi’nin aslan evlatlarına ne konuşuyorlar yahu? Ne konuşuyorlar? Sonra çıkmış, ‘Efendim Boğaziçililer polisimizi beş metre çukura ittirmişler.’ Kardeşim bir kere böyle bir görüntü yok, külliyen yalan. Ayrıca sen böyle karanlık bir adamı getirip de dayarsan, orada arbede çıkarsa, gece boyunca orada itiş – kakış olursa, bu olanlardan Boğaziçi’nin pırıl pırıl çocukları mı, bu adamı buraya getiren kara zihniyetli adamlar mı mesul? Yazıklar olsun. 97 arkadaşımızı, evladımızı gözaltına aldılar. Şu ana kadar gelen bilgiyle altısını tutukladılar. Silivri’ye koyuyorlar. Boğaziçi’ne uzanan bu kirli hesaba, bu kirli hesabı yapan o çirkin zihinlere, o karanlık ellere diyorum ki bu millet, bu kötülüğü görüyor. Boğaziçi’ni provoke eden sizsiniz, marjinal sizsiniz. Bu alçaklığı yapanlar sizsiniz.”
“DARBE BAŞARILI OLSUN DİYE 60 MİLYAR DOLAR REZERV YAKTILAR”
“Bugün burada bu meydanda sabah traktörler vardı. Silivrili çiftçiler gelip burada hem günlerini kutladılar, hem seslerini duyurdular. 19 Mart’ta darbe yapılabilsin diye bu darbenin mali ayağı Mehmet Şimşek iki yıldır ülke ülke gezip para biriktiriyordu. Bu darbe başarılı olsun, bu darbeden sonra dolar fırlamasın diye tam 60 milyar dolar rezerv yaktılar. Kendisine sorulunca da dedi ki, ‘Böyle günler için biriktirmiştik.’ Buradan güya bu iktidarın itibarlı Bakanı Mehmet Şimşek’e bir kez daha hatırlatıyorum ki; dünyanın neresine gidersen git senin peşini bırakmayacağız. Senin bir darbeci olduğunu bütün dünyaya anlatacağız. O parayla değil Silivri’deki, Türkiye’deki bütün çiftçilerin bütün bankalara ve diğer kuruluşlara olan borçlarını kapatabilirdik, faizlerini ödeyebilirdik. Bir o kadar daha paramız kalırdı. Onu da çiftçilere dağıtabilirdik. O para millet için harcansaydı bugün 14 bin 500 lira en düşük emekli maaşı alanlara 30 bin lira emekli maaşı verebilirdik ve bunu on yıl boyunca sürdürebilirdik. O parayla atanmayan 1 milyon öğretmeni atayabilirdik ve üç yıllık maaşlarını peşin ödeyebilirdik. O parayla 12 milyon işsizimize her ay 15 bin lira işsizlik maaşı ödeyebilirdik. Ama onlar bu parayı çiftçiye, işçiye, emekliye, gençlere, işsizlere vermek yerine Ekrem İmamoğlu’na darbe yapmak için harcadılar. Bu memleketin varını yoğunu Ekrem Başkan’a darbe yapmak için harcayanlara şunu söylüyoruz, korkunun ecele faydası yoktur. Artık buradan Erdoğan’a sesleniyorum; Silivri’nin duvarlarını bu millet yıkacak, seçim sandığı gelince bu millet Ekrem Başkan’ı Cumhurbaşkanı yapacak. Ant olsun ki o Silivri’nin üstündeki dikenli telleri söküp atacağız, ant olsun ki o kalın duvarları yıkacağız, ant olsun ki Silivri’yi müze yapacağız. Bu rezillikleri unutmayacağız, unutturmayacağız. Hiç kimse ‘İmamoğlu’nu hapse attık, kurtulduk’ sanmasın. Milletin desteğini kaybedenler, devletin arkasına, yetkilerin arkasına sığınmasın. Kimse Ekrem Başkan ve arkadaşlarımız unutulur diye plan yapmasın, hesap yapmasın. Ne olursa olsun o sandık gelecek, ne olursa olsun o hesaplar bozulacak. Hele hele AKP ile MHP, biri ikinci parti, biri beşinci parti. Pencüdü İttifakı senin hesabını millet bozacak, biz bozacağız, biz kazanacağız. Bu hesapları millet bozar, bir hesap varsa o hesabı millet yapar. Kötücüllerin, kötü yüreklilerin, kötü niyetlilerinin hesaplarını millet bozar. İkinci parti ile beşinci partinin Türkiye’nin geleceğini tasarlama, hesap yapma, oyun kurma kapasiteleri yoktur. Buradan gururla söylüyoruz; Türkiye’nin yarınlarında kurulduğu günkü gibi Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin birinci partisi vardır. Biz varız. Biz kazanacağız.”
