Özgür Özel: Biz Lozan’ı Türkiye’nin tapu senedi gören taraftayız.
CHP Lideri Özgür Özel, Silivri Cezaevi’nde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ile Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi bürokratlarını ziyaret etti.
Ziyaretin ardından açıklama yapan Özel, “Silivri’deki hakim duygu haklılık, moral üstünlüğü, atılan iftiraların milletin gönlünde karşılık bulmaması, somut zeminde de ispatlanamaması ve bu ispatlanamayan durumun tam bir suçsuzluk halinin, masumiyet halinin tescili ve bunun yarattığı memnuniyetten başka bir şey değildir. Ankara’dan buraya siyasi bir operasyonla yollanmış başsavcı, ‘Git bak, elinle koymuş gibi bulacaksın’ denen hiçbir şeyi bulamamaktadır. Çünkü yoktur. Geçmişte hatırlayın, seçimleri iptal ederlerken ‘Hiçbir şey olmamışsa da mutlaka bir şey olmuştur’ diyenler, ‘Efendim seçim mundar oldu’ diyenler, ‘Neden tekrar ediyorsunuz?’ diyene ‘Çünkü çaldılar’ diyenler. ‘Bakın görün şimdi çalamayacaklar, Osmanlı’nın tokadını yiyecek’ diyenler bu milletten iki ay sonra demokrasi tokadını yediler, akıllanmadılar. Bugün de karşı karşıya bulunduğumuz durum, Recep Tayyip Erdoğan ‘Bir ay sonra birbirlerinin yüzüne bakamayacak halde olacaklar’ diyordu, ‘Ailelerinin yüzüne bakamayacak halde olacaklar’ diyordu. Ben biraz önce Ekrem Başkan’ın yüzüne baktım, aile görüşünde ailelerinin yüzüne bakıyorlar. Biz ailelerimizin yüzüne bakıyoruz. Masumiyet ve haklılık dışında hiçbir şey göremiyoruz. Tayyip Bey ‘Bir aya kadar her şey ortaya çıkacak’ dedi, dün 55’inci gün, diyor ki ‘Ne gördün, bir ispat gördün mü?’ Yok. Kanıt? Yok, Delil? Yok. MASAK Raporu? Yok. Orayı basıyor, buraya bakıyor, ‘Rüşvet var’ dedi, para yok. ‘İçinde’ dediği çantadan jammer çıktı, jammer kullanmanın suçu yok. ‘Niye jammer aldınız?’ dedi, AK Parti dönemindeki iktidarlarda AK Partili belediye başkanlarının aldığı çıktı. Hatta onların jammer’lı araçlarının olduğu ortaya çıktı. ‘Rüşvet para’ dediği yerden jammer çıktı, ‘Jammer almış, bunlar suçlu’ dedi, jammer’ı da kendi adamlarının aldığı çıktı. Ne söyledilerse boş çıkıyor, yalan çıkıyor. Şimdi ne gördün Tayyip Bey, ispat et. ‘Bir ahtapot gördüm kafasını burada gördüm, kollarını Anadolu’da gördüm, bir bacağını yurtdışında gördüm.’ Senden başka gören var mı? Yok. Kim görmüş? Akın söylüyor ama o da söyleyemiyor. O anlatıyor ben inanıyorum. Ama milleti inandıramıyor, çünkü bir tane ispat bulamıyor. Böyle bir durumdayız.” dedi.
“BİZ LOZAN’I TÜRKİYE’NİN TAPU SENEDİ GÖREN TARAFTAYIZ”
“Dün de söyledim arkadaşlar ben iktidarda olsam, talimatımla, talimatımızla devlet bir müzakere yürütmüş olsa, MİT işin içinde olsa, MİT Başkanı oradaki görüşmelerden ve bütün müzakerelerden satırı satırına haberdar olsa, sonradan bir bildiri yayınlasa örgüt, yayınlanana kadar da üç gün MİT orada müzakere etse, mevcut başkanı önceki başkanı hep işin içinde olsa, bu hükümetin de başında ben olsam, biz olsak PKK’nın bildirisindeki ifadeleri bana sorun. Bu durumda kime soracaksınız? Tayyip Bey’e soracaksınız. Kime soracaksınız? Devlet Bey’e soracaksınız, muhatabına soracaksınız. Ben sürecin bilgilendirilmeyen, herhangi bir tarafında olmayan, mümkün olduğu kadar dışında tutulmaya çalışılan, ama terörü istemeyen, ‘Çatışma bitsin’ diyen, teröre giden paralar bu milletin insanına, bu ülkeye harcansın isteyen pozitif, yapıcı, iyi niyetli taraftayım. Ama ben müzakere etmiyorum ki terör örgütüyle Lozan’ı yazdı diye. Ben ne yapacağım? Biz kendi pozisyonumuzu tarif ettik. Lozan’ı nasıl gördüğümüzü, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini nasıl gördüğümüzü. Biz kuran taraftarız. Biz Lozan’ı Türkiye’nin tapu senedi gören, yedi cihana da bunu kabul ettiren taraftayız. O yüzden öyle. O meselelerin hepsini AK Parti ve MHP’ye sormak lazım.”
