Muş Piramidi, kış manzarasıyla görsel şölen sundu!
‘Muş Piramidi’ olarak bilinen ve tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Mercimek Kale Höyüğü, etkili olan kar yağışının ardından görsel bir şölen sundu.
Murat Nehri kenarında bulunan ve yapısıyla uzaktan bakıldığında piramidi andıran Mercimek Kale Höyüğü, kar yağışının ardından adeta kartpostallık görüntüler oluşturdu. Beyaz örtüyle kaplanan tarihi alan, hem doğa hem de tarih tutkunlarının ilgisini çekti.
Efsaneleriyle de bilinen Mercimek Kale Höyüğü, dört mevsim ayrı bir güzellik sunarken, kış aylarında oluşan manzarasıyla görsel bir şölen yaşattı. Kentin önemli tarihi değerlerinden biri olan Mercimek Kale Höyüğü, dört mevsim ayrı bir güzellik sunarken, kar yağışıyla birlikte bir kez daha Muş’un doğal ve kültürel zenginliğini gözler önüne serdi.
MAUN Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğretim Üyesi Jeomorfolog Dr. İskender Dölek, “Muş’ta yer alan doğal oluşumlardan biri de Mercimek Kale’dir. Sergen riyolitleri olarak ifade edilen volkanik bir yapıya sahip olan bu alan, dom (kubbe) yapısı şeklinde tanımlanmaktadır. Söz konusu yapılar, yer kabuğunun zayıf ve dirençsiz noktalarından magmanın yüzeye sokulup soğuması sonucu meydana gelmektedir. Jeosit özelliği taşımasının yanı sıra kültürel açıdan da Muş için önemli simge yapılardan biri konumundadır” dedi.
Mercimek Kale’nin doğal görünümüyle turizm açısından önemli bir çekicilik oluşturduğunu ifade eden Dr. Dölek, “1750’li yıllara kadar özellikle üzerinde bir kulenin varlığından söz edilmekte olup, bu yapının bölgenin güvenliği açısından büyük önem taşıdığı bilinmektedir. Murat Nehri’nin hemen kenarında yer alan Mercimek Kale, doğal görünümüyle turizm açısından bölge için önemli bir çekicilik oluşturmakta ve Muş ilinin simge yapılarından biri olarak kabul edilmektedir. Muhtemelen oluşum özelliğine bağlı olarak bölgede birçok kültürel efsane ve hikâyeye de konu olmuştur” şeklinde konuştu.
Üzerinde 1756 yılına kadar ayakta kaldığı belirtilen ve koruma amacıyla kullanıldığı düşünülen kale ya da kuleye ait kalıntıların izlerine günümüzde de rastlanabildiğini ifade eden Dölek, “Üzerinde 1756 yılına kadar ayakta kaldığı belirtilen ve bölgede koruma görevi gördüğü düşünülen kale ya da kuleye ait kalıntıların izlerine bugün de rastlanabilmektedir. Mercimek Kale gibi il sınırları içerisinde yer alan diğer doğal ve kültürel varlıkların envanterlerinin çıkarılması, bu alanların jeorotalar ya da kültür rotaları kapsamında bilimsel bir yaklaşımla turizme kazandırılması büyük önem taşımaktadır. Zira bu alanlar yalnızca kültürel değil, yer bilimleri açısından da önemli bir değere sahiptir. Bu değerlerin entegre edilmesiyle oluşturulacak jeorotalar ve kültür rotaları, il ve bölge turizmine önemli katkılar sunabilecektir” ifadelerini kullandı.
