Lozan Antlaşması 96 yaşında… Lozan Antlaşması’nın şartları ve önemi ne?

Bugün Lozan Antlaşması'nın 96'üncü yılı.

Lozan Antlaşması 96 yaşında… Lozan Antlaşması’nın şartları ve önemi ne?

Bugün Lozan Antlaşması'nın 96'üncü yılı.

24 Temmuz 2019 Çarşamba 09:28
Lozan Antlaşması 96 yaşında… Lozan Antlaşması’nın şartları ve önemi ne?

Bugün Lozan Antlaşması'nın 96'üncü yılı. Osmanlı’nın Sevr anlaşması ile kaybedilen Anadolu’yu baştan kazandıran Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 yılında imzalanmıştı. İşte ülkemizin Kurtuluş Savaşı’ndaki zaferinin devamı niteliği içeren Lozan Antlaşması’nın önemi…

LOZAN ANTLAŞMASININ ŞARTLARI

Fransızlarla imzalanan Ankara Anlaşması’nda çizilen sınırlar kabul edilmiştir.
Irak Sınırı: Musul üzerinde mukavele sağlanamadığı için, bu konuda İngiltere ve Türkiye Hükûmeti kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı.
Türk-Yunan Sınırı: Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda belirlenen şekliyle kabul edildi. Meriç Nehri’nin batısındaki Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy, Yunanistan’ın Batı Anadolu’da yaptığı tahribata karşılık savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verildi.
Adalar: Gökçeada ile Bozcaada özerk bir yönetime tabi tutulmak şartıyla (Türkiye antlaşmanın bu maddesini uygulamadı) Türkiye’de, diğer Ege Adaları İtalya’ya kaldı. İtalya’nın Türk sınırına yakın adaları silahsızlandırması kararlaştırıldı. Sevr Antlaşmasıyla Oniki Ada İtalya’ya öteki adalar Yunanistan’a bırakılmıştı. Oniki Ada ve Rodos 1945 yılında müttefiklerin eline geçti ve Nisan 1947’de resmen Yunanistan’a teslim edildi.
Türkiye-İran Sınırı: Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında 17 Mayıs 1639’da imzalanan Kasr-ı Sevimli Antlaşması’na göre belirlenmiştir.
Kapitülasyonlar: Tamamı kaldırıldı.
Azınlıklar: Lozan Uzlaştırma Antlaşması’nda azınlık, Müslüman olmayanlar olarak belirlenmiştir. Tüm azınlıklar Türk uyruklu kabul edildi ve hiçbir şekilde imtiyaz tanınmayacağı belirtildi. Antlaşmanın 40. maddesinde şu hüküm yer almıştır: “Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk uyrukları, ayrıca hukuk bakımından ayrıca de uygulamada, öteki Türk uyruklarıyla benzer işlemlerden ve aynı güvencelerden yararlanacaklardır. Özellikle, giderlerini kendileri ödemek üzere, her türlü hayır kurumlarıyla, dinsel ve sosyal kurumlar, her türlü okullar ve buna aynı öğretim ve eğitim kurumları ayarlamak, idare etmek ve gözden geçirmek ve buralarda kendi dillerini serbestçe göstermek ve dinsel ayinlerini serbestçe yapma konularında eşit hakka sahip olacaklardır.”6 Batı Trakya’daki Türklerle, İstanbul’daki Rumlar dışarıya, Anadolu ve Doğu Trakya’daki Rumlar ile Yunanistan’daki Türkler’in mübadele edilmeleri kararlaştırıldı.
Savaş tazminatları: İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı sebebiyle istedikleri savaş tazminatlarından vazgeçtiler. Sadece Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç bölgesini verdi.
Osmanlı’nın borçları: Osmanlı borçları, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı. Türkiye’ye düşen bölümün taksitlendirme ile Fransız frangı olarak ödenmesine karar verildi. Düyun-u Umumiye idare heyetinde yer alan yenik Alman İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu devletlerinin temsilcileri yöneticilik kurulundan çıkartılmış ve kurumun faaliyeti devam ettirilerek antlaşmayla birlikte yeni görevler verilmiştir. (Lozan Barışma Antlaşması madde 45,46,47…55, 56).
Boğazlar: Boğazlar, görüşmeler her tarafında üstünde en çok tartışılan konudur. Sonunda geçici bir çözüm getirilmiştir. Buna kadar askeri olmayan gemi ve uçaklar barışma vaktinde boğazlardan geçebilecekti. Boğazların her iki yakası askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla başkanı Türk olan milletlerarası bir kurul oluşturuldu ve bu düzenlemelerin Milletler Cemiyeti’nin güvencesi altında sürdürülmesine karar verildi. Bu Nedenle Boğazlar bölgesine Türk askerlerinin girişi yasaklandı. Bu hüküm, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiştir.
Yabancı okullar: Eğitimlerine Türkiye’nin koyacağı kanunlar doğrultusunda devam etmesi kararlaştırıldı.
Patrikhaneler: Dünya Ortodokslarının dini lideri durumundaki patrikhanenin siyasi yetkilerinden arındırılarak İstanbul’da kalmasına izin verildi.

ZAFER SONRASI BARIŞ İÇİN GÖRÜŞMELER BAŞLADI

TBMM Hükümeti’nin Yunan kuvvetlerine karşı elde ettiği zaferin akabinde Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır. Bunun üzerine Sevr’in tarafı olan İtilaf Devletleri 28 Ekim 1922’de TBMM Hükümeti’ni Lozan’da toplanacak olan uzlaşma konferansına gösteri ettiler. Lozan’da barışma şartlarının görüşülmesi için Mustafa Kemal Atatürk İsmet Paşa’yı görevlendirmiştir. Mudanya görüşmelerine de katılan İsmet Paşa’nın Lozan’a baş vekil olarak gitmişti. Bu süreçte İsmet Paşa Dışişleri Bakanı oldu ve çalışmalar hızlandırıldı. İtilaf Devletleri Lozan’a TBMM Hükümeti üzerinde baskı koymak için İstanbul Hükûmeti’ni çağırsalar da bu duruma tepki bildiren TBMM Hükümeti, 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır.

lozan_antlasmasi_1

TBMM Hükûmeti Lozan Konferansı’na Misak-ı Milliyi gerçekleştirmeyi, Türkiye’de bir Ermeni devletinin kurulmasını engellemeyi, kapitülasyonları kaldırmayı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunları (Batı Trakya, Ege adaları, nüfus değişimi, savaş tazminatı) çözmeyi ve Türkiye ile Avrupa devletleri arasındaki sorunları (ekonomik, siyasal, hukuksal) çözmeyi amaçlamış Ermeni yurdu ve kapitülasyonlar hakkında anlaşma sağlanamazsa görüşmeleri kesme kararı almıştır.

 

Lozan’da 20 Kasım 1922’de başlayan birincil görüşmelerde Osmanlı borçları, Türk – Yunan sınırı, boğazlar, Musul, azınlıklar ve kapitülasyonlar üstünde durulmuş ama kapitülasyonların kaldırılması, İstanbul’un boşaltılması ve Musul konularında uzlaşma sağlanamamıştır.

Temel konularda tarafların imtiyaz vermeye yanaşmaması üzerine 4 Şubat 1923’te görüşmeler kesildi. Tabii bu savaş ihtimalini gündeme getirdi. Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal Paşa Türk Ordusu’na savaş hazırlıklarının başlamasını emretti ancak Sovyetler Birliği de tekrar savaş çıkarsa bu sefer Türkiye’nin yanında savaşa gireceğini bildiri etti. Haim Nahum Efendi öncülüğündeki azınlık temsilcileri de Türkiye’yi destekleyerek aracı oldular. Yeni bir savaşı ve kendi kamuoyunun tepkisini göze alamayan İtilaf Devletleri uzlaştırma görüşmelerini bitmiş başlamak için Türkiye’yi tekrar Lozan’a çağırdı.

Taraflar aralarında ortak bahşedilen tavizler ile görüşmeler 23 Nisan 1923’te bitmiş başladı. 24 Temmuz 1923’e dek devamlı görüşmeler ile bu işlem Lozan Uzlaşma Antlaşması’nın imzalanması ile sonuçlanmıştır. Taraf ülkelerin temsilcileri arasında imzalanan uzlaşma, milletlerarası anlaşmaların ülke meclislerince onaylanmasını gerektiren yasalar uyarınca taraf ülkelerin meclislerinde görüşülmüş ve Türkiye tarafından 23 Ağustos 1923’te, Yunanistan göre 25 Ağustos 1923’te, İtalya kadar 12 Mart 1924’te, Japonya kadar 15 Mayıs 1924’te imzalanmıştır. İngiltere’nin anlaşmayı onaylaması ise 16 Temmuz 1924 tarihinde olmuştur. Anlaşma, bütün tarafların onaylarında dair belgeler resmi olarak Paris’e iletildikten sonradan, 6 Ağustos 1924 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

İLGİLİ HABERLozan Barış Bayramı nasıl yasaklandı nasıl unutturuldu?Lozan Uzlaştırma Bayramı nasıl yasaklandı nasıl unutturuldu?
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.