Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kabine Toplantısı Sonrası Açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu.

Kabine Toplantisi6 habermeydan

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kabine Toplantısı Sonrası Açıklamalar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye özgüvenli, kararlı ve sabırlı bir şekilde hedeflerini gerçekleştirmektedir. Türkiye güçlü demokrasiyle, büyüyen ekonomisiyle, köklü kurumlarıyla dünya meselelerinin seyrini değiştiren barışçı ve aktif politikalarıyla tarihe yön vermekte hem kendi tarihini ve hem de insanlık tarihini yeniden yazmaktadır. Allah’a binlerce kez hamdolsun ki bugün dünden daha güçlüyüz. Bugün dünden daha özgürüz. Bugün dünden daha itibarlıyız. Bugün dünden daha özgüvenliyiz. İnşallah yarın her alanda çok daha iyi yerlerde olacağız. Milletimizi sığ sulara hapsetmek isteyen vizyonsuzlara inat, umuda tutunmaya, umudu büyütmeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantı sonrası yaptığı açıklamalardan öne çıkan satır başlıkları şu şekilde:

Siyasi hayatlarının hiçbir döneminde millete hayal kırıklığı yaşatmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan sonra da aziz milletimize mahcup olmayacak, milletimizi sükût-u hayale uğratmayacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 22 yıldır olduğu gibi Türkiye’yi başarıdan başarıya koşturacaklarını, ülkeye yeni rekorları, yeni sevinçleri ve yeni heyecanları yaşatacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Türkiye Cumhurbaşkanı olarak bir gerçeği tekrar vurgulamak durumundayım. 85 milyon olarak muazzam ve muhteşem bir aileyiz. Hepimiz daha mutlu, daha müreffeh, daha kudretli bir Türkiye hayal ediyoruz. Gerçekleştirdiğimiz her hedefi, daha büyük hedeflerin mihenk taşı, başlangıç noktası olarak görüyoruz. Tamamladığımız, hizmete verdiğimiz, şehirlerimize kazandırdığımız her eser, yeni hizmetler, yeni projeler için azmimizi kamçılıyor, heyecanımızı artırıyor. Kalbimizdeki vatan ve millet aşkı gökte bir şimal yıldızı gibi parlıyor. Yeniden büyük ve güçlü Türkiye davamızda yolumuzu aydınlatıyor. Allah’ın izniyle bu millet her engeli aşacak, her saldırıyı savuşturacak güce ziyadesiyle sahiptir. Kardeşliğimize sıkıca sarıldığımız, istikrar ve güven ortamını koruduğumuz, iç cephemizi tıpkı aşılmaz bir kale gibi sağlam tuttuğumuz müddetçe çok daha güzel günler göreceğimizden asla şüphe duymuyoruz. Ülkemizin istikrarlı yürüyüşünü rayından çıkarmak, ilerleyişini kesmek veya yavaşlatmak isteyenlere de millet olarak fırsat vermeyeceğimize inanıyorum.”

“24 bin 559 yuvamızı daha hak sahiplerine teslim ettik”

Filistin Halkıyla Dayanışma Günü olan 29 Kasım’da TRT World Forum’un 8’incisine katıldıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel Ticaret Burada” temasıyla düzenlenen 20. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı’nın 88 ülkeden iş adamı, tüccar ve girişimcileri Türkiye’de bir araya getirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Kasım’da Kahramanmaraş’ta hem partilerinin il kongresini yaptıklarını hem de deprem konutlarının kura ve anahtar teslim törenini gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Tören alanında canlı bağlantıyla Hatay’da 5 bin 900, Malatya’da 2 bin 313, Adıyaman’da 6 bin 912, Gaziantep’te 257, Diyarbakır’da 674, Adana’da 668, Şanlıurfa’da 2 bin 929, Elazığ’da 1.407, Kahramanmaraş’ta 3 bin 499 olmak üzere toplam 24 bin 559 yuvamızı daha hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. 2024 sonuna kadar 11 ilimizde, toplam 201 bin 688 bağımsız bölümü afetzede kardeşlerimize teslim edeceğiz. Bir depremzedenin elinden tutmak yerine kimi zaman hakaret ederek, kimi zaman afaki sözler vererek bu sürece köstek olanları tarih affetmeyecektir. ‘Erdoğan bu enkazın altında kalır’ diyerek, tüm umudunu milletin sıkıntılarının çoğalmasına bağlayan kifayetsizleri hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyoruz. Son depremzede hak sahibi kardeşimiz de güvenli yuvasına kavuşana kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok. İnşallah devlet millet birlikteliğiyle yaralarımızı saracak deprem bölgemizi eskisinden daha dayanıklı bir şekilde ayağa kaldıracağız.”

“Ön lisans ve lisans için 2 bin lira olan rakamı 3 bin liraya çıkardık”

Türkiye’nin ikinci büyük kütüphanesi olan Şahin Bey Millet Kütüphanesi’ni açarak, gençlerle hasbihâl ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle 2024-2025 akademik yılında üniversite öğrencilerine verilen burs ve kredi tutarında yüzde elli oranında artışa gittiğimizin müjdesini paylaştık. Buna göre ön lisans ve lisans için 2 bin lira olan rakamı 3 bin liraya, yüksek lisansta 4 bin lira olan miktarı 6 bin liraya doktora öğrencilerimiz için 6 bin lira olan tutarı 9 bin liraya çıkardık. Yeni burs miktarlarının üniversite öğrencilerimize ve ailelerine hayırlı olmasını temenni ediyorum.” diye konuştu.

”Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını savunduk” 

Bölgemiz ancak demokrasi ve bir dönüm noktası ifadesiyle tarif ve tahlil edilecek evsafta kritik gelişmelere sahne oluyor. Komşumuz Suriye’de 13 yıldır devam eden iç savaş dün itibarıyla artık yeni bir boyut kazandı. Halep, Hama, Humus ve son olarak Şam, asıl sahiplerinin kontrolüne geçerken; 61 yıldır kanla, zulümle, baskıyla ve zorbalıkla ayakta kalan Baas diktatörlüğü de tamamen çöktü. Verilen sözlere rağmen yıllardır bölücü örgütün işgali altında bulunan Tel Rıfat ve Münbiç’in teröristlerden arındırılmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Tabii eski rejimin, çekilirken dahi kimi şehirleri bölücü terör örgütünün Suriye uzantısına bırakması, aralarındaki kirli ittifakı bir kez daha teyit etmiştir.

Ülkemizdeki ana muhalefetin son ana kadar umudunu kesmediği Esed rejimi, bu süreç boyunca ‘Türkiye karşıtı’ tutumunu bir an olsun terk etmemiştir. Suriye ihtilafını diyalog yoluyla çözme çağrılarımız eski rejim tarafından küstahça reddedilmiş, ülkemizin uzattığı elin değeri bilinmemiş, manası anlaşılmamıştır. Esed, arkasında 1 milyona yakın insanın katledildiği, 12 milyon insanın göç etmek zorunda kaldığı, birçok şehri enkaza dönmüş bir Suriye bırakarak kaçmıştır. ‘Zulüm ile abad olunamayacağı’ hakikati, Suriye’de bir kez daha tecelli etmiştir.

Şunu milletimizin ve uluslararası kamuoyunun bilmesini isterim: Türkiye, Suriye ihtilafının başından beri komşuluk hukukunun ve büyük devlet olmanın icaplarını harfiyen yerine getirmiştir. Barıştan, özgürlükten, diyalogdan, adaletten, Suriye’nin bir an önce huzura kavuşmasından yana olduk. Devrik rejimin hasmane tutumuna rağmen her şart altında Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının korunmasını savunduk. Elbette haksızlığa, hukuksuzluğa, baskıya, zulme karşı sesimizi yükseltmekten, tepkimizi ortaya koymaktan hiçbir zaman çekinmedik, ama bunu açık bir düşmanlığa, kör bir husumete de dönüştürmedik. Suriye’deki hadiselerin 13 yıllık serencamını bilen herkes, Türkiye’nin adil bir barış için verdiği hasbi mücadelenin en yakın şahididir.

 

Exit mobile version