Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yapay zeka ciddi riskler barındırmaktadır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Millî Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada önemli açıklamalarda bulundu.

Yapay zeka habermeydan

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yapay zeka ciddi riskler barındırmaktadır.

Konuşmasına istiklal ve istikbal uğrunda hayatını kaybeden şehitlere Allah’tan rahmet, kahraman gazilere şükranlarını sunarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine bu vesileyle aziz vatanımızın dört bir yanında, sınır boylarında ve ötesinde fedakarca görev yapan askeri, polisi, jandarması, sahil güvenliği, korucusu ve istihbaratçısı ile güvenlik kuvvetlerimizin her bir mensubuna ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Forsunda temsil edilen 16 devletin 2200 yılı aşkın bir mazisi olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Avrupa’dan Orta Asya’ya, Kafkasya’dan Afrika’nın derinliklerine uzanan geniş bir coğrafyada ecdadımız at koşturmuş, devletler kurmuştur. Söğüt’te büyük Osmanlı çınarı, 600 yılı aşkın süre boyunca 3 kıta, 7 iklimde bayrağımızı gururla dalgalandırmıştır. Osmanlı’nın takati tükendiğinde ise yerini genç Cumhuriyetimiz almıştır. Her zaman söylediğimiz gibi, Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil en son devletimizdir. Bunu bilhassa şunun için söylüyorum; kurduğumuz devletlerin adları ve yöneticileri zamanla değişmekle birlikte ‘ebed müddet’ vasfı her zaman baki kalmıştır. Nice zorluklarla karşılaştık, nice ihanetlere maruz kaldık, nice badirelerden geçtik ama her defasında Anka Kuşu gibi küllerimizden yeniden doğduk. Bugüne kadar vatanımızın bekasını, devletimizin güvenliğini, milletimizin istiklal ve istikbalini güvenceye alma noktasında kendi bileğimizin dışında kimseye umut bağlamadık.

Millî Mücadeleyi bu anlayışla yürüttük, Cumhuriyetimizi bu anlayışla kurduk, demokrasimize yönelen saldırıları bu anlayışla püskürttük. 40 yılı aşan terörle mücadelemizi yine bu anlayışla sürdürdük. Tüm bunları yaparken tarihin ve aziz milletimizin şahitliğinde ağır bedeller ödedik. Büyük mücadeleler verdik ve çok önemli kazanımlar elde ettik. Özellikle 15 Temmuz ihaneti sonrası devreye aldığımız ‘terörü kaynağında yok etme’ stratejisiyle içeride ve dışarıda kritik başarılara imza attık. Bu sayede bir taraftan tüm terör örgütlerine karşı çok yönlü bir mücadele yürütürken, diğer taraftan da sınır ötesi bir harekatla ülkemizin güney sınırları boyunca bir güvenlik hattı oluşturduk. Karar alma aşamasından uygulama safhasına kadar sınır ötesi operasyon süreci, Türkiye’nin bağımsızlığını teyit eden bir rol üstlenmiştir. Millî güvenliğimiz riske girdiğinde gözümüzün hiçbir şeyi görmeyeceğini, böylece çok net bir şekilde ortaya koyduk. Irak ve Suriye harekatlarımız, ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak, güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır.”

“Yapay zeka ciddi riskler barındırmaktadır”

Savaş meydanında artık tanklar, uçaklar ve füzeler kadar onlara istikamet veren yazılım ve donanımların da belirleyici rol oynadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hemen her alanda ön kabullerin yıkıldığı bir dönemden geçildiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Türkiye olarak bu süreci takip etmekle kalmıyor. Kendimizi en hızlı biçimde buna adapte etmeye çalışıyoruz. Yerli ve millî imkâlnarla geliştirilmiş teknolojik özerkliği, millî güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Aynı şekilde veri güvenliğine büyük önem veriyoruz. Gelinen noktada artık hepimiz şu gerçeğin farkındayız. Veri altyapısını güvence altına alamayan bir ülke, ekonomik istikrarını, savunma kapasitesini ve vatandaşlarının mahremiyetini temin edemez. Bir diğer mesele, kullanımı giderek yaygınlaşan yapay zeka teknolojisidir. Doğru kullanıldığında yapay zeka karar alma süreçlerini hızlandırmakta, riskleri erken tespit etmeyi sağlamaktadır. Ancak yapay zeka ciddi riskler de barındırmaktadır. Yapay zeka destekli dezenformasyon kampanyaları toplumsal psikolojiyi, sahte içerikler ise demokratik süreçleri zehirlemektedir. Gerçekle yalan arasındaki çizginin giderek kaybolduğuna şahit oluyoruz. Yapay zekayı etik, hukuki, toplumsal ve stratejik boyutları olan bir güvenlik meselesi olarak ele almak ülkemiz için tercihten öte zorunluluktur.”

Savaşların cepheyle birlikte siber alanda uydu sistemleri üzerinden sosyal medya platformlarında eş zamanlı yürütüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, cephe ile cephe gerisi arasındaki sınırın bulanık hale gelirken sivil ve askeri alan ayrımının da günden güne zayıfladığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir mühendisin geliştirdiği bir yazılımla, bir veri analistinin yaptığı bir değerlendirmeyle, bir siber güvenlik uzmanının dijital alandaki önleyici bir faaliyetiyle, bir vatandaşın ise manipülasyon ve dezenformasyona karşı gösterdiği dirençle millî güvenliğin etkin birer parçası haline gelebildiğini ifade etti.

Bunun hem Rusya-Ukrayna savaşında hem de son 3 yılda bölgede yaşanan hadiselerde görüldüğünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İHA’lar, SİHA’lar, sürü sistemleri, insansız deniz araçları, elektronik harp kabiliyetleriyle balistik ve hipersonik yeteneklerin daha evvel hiç olmadığı kadar belirleyici rol oynadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cephe hattında kıyasıya bir mücadele verilirken cephe gerisinde özellikle medya ve sosyal medyanın aynı yoğunlukta enformasyon savaşlarına sahne olduğunu belirterek, bunların hepsinin takip edildiğini, alınması gereken derslerin alındığını söyledi.

“Demokratik reformlarımızda özgürlük ve güvenlik arasında hassas bir denge yakaladık”

Türkiye’nin, harp sahalarını en iyi okuyan, değişen güvenlik paradigmasını ilk fark eden ve kendini buna erkenden hazırlayan ülkelerden biri olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Terörle mücadeledeki tecrübemizi sınır ötesi harekatlarda elde ettiğimiz kabiliyetlerle birleştirerek kendimizi sürekli geliştirmeye çalıştık. Savunma sanayimizi güçlendirerek dışa bağımlılığımızı en aza indirdik. Güvenlik kurumlarımız arasındaki eş güdümümüzü en üst düzeye çıkartarak riskleri bertaraf ettik. Devletimizi Türkiye düşmanlarına maşalık yapan FETÖ’vari yapılardan temizleyerek sızıntıların ve içerden sabotajların önüne geçtik. Demokratik reformlarımızda özgürlük ve güvenlik arasında çok hassas bir denge yakaladık. Bunların yanı sıra dış temsilciliklerimizin sayısını artırarak yeni anlaşmalar ve nakil hatlarıyla enerji arz güvenliğimizi sağlayarak, sağlık altyapımızı modernize ederek, afetle mücadele kapasitemizi güçlendirerek Türkiye’yi iddiaları ve hedefleriyle uyumlu bir bünyeye kavuşturmuş olduk. Sahip olduğumuz bu kapasitenin değerini etrafımızı kuşatan kriz fırtınasına baktığımızda çok net görebiliyoruz. Tarihin ve kaderin bize yüklediği sorumlulukların idrakinde olarak inşallah bu kapasiteyi içeride ve dışarıda tahkim etmeye devam edeceğiz.”

Exit mobile version