Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP’li belediyeler, ellerindeki suyu millete ulaştıramıyor.
Suudi Arabistan ve Mısır’ın liderleri ve heyetleriyle fevkalade yararlı görüşmeler yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla kapsamlı şekilde ele aldık. Bölgemizin önde gelen ülkeleri olarak ‘bölgesel sahiplenme’ yaklaşımıyla Filistin ve Suriye başta olmak üzere güncel gelişmelere dair istişarelerde bulunduk.” ifadelerini kullandı.
“Savunma sanayisinde aldığımız mesafe ilgiyle takip ediliyor”
“Millî muharip uçak KAAN konusunda Suudi Arabistan ile iş birliği söz konusu olabilir mi?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu yanıtı verdi:
“Suudi Arabistan ile kültürel ve tarihsel boyutları bulunan köklü ilişkilere sahibiz. Bunu geliştirmek için bu ziyaretimizde de önemli anlaşmalara imzayı attık. Ülkemizin savunma sanayii alanında aldığı mesafe, bütün dünya gibi Suudi Arabistan tarafından da ilgiyle takip ediliyor. Biz, savunma sanayiinde öncelikle kendi ihtiyaçlarımızı karşılamaya odaklanmış bulunuyoruz. Bunun yanında dost ve kardeşlerimizin ihtiyaçlarının temini için de gayret gösteriyoruz. Suudi Arabistan ile savunma sanayii konusunda önemli iş birliklerine imza atıyoruz ve bunu geliştirmekte de kararlıyız. KAAN, sadece bir savaş uçağı değil. KAAN, Türkiye’nin mühendislik kabiliyetinin, bağımsız savunma iradesinin sembolüdür. KAAN ile ilgili övgü dolu birçok geri dönüş aldık. Dünyada bu alanda daha fazla söz sahibi oldukça bu tür iş birliklerimiz de kesinlikle artacaktır. Kaldı ki Suudi Arabistan ile bu konuda ortak yatırım söz konusu. Her an bu ortak yatırımı da gerçekleştirebiliriz.”
“Biz, tüm renkleriyle bir, bütün, güçlü, huzurlu bir Suriye’den yanayız”
“Suriye’de gelinen son noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu son gelişmeler, Türkiye’deki ‘Terörsüz Türkiye’ projesinde yeni bir ivmelenmeyi beraberinde getirebilir mi? Bu anlamda Meclis’e bir çağrınız olur mu?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin kuzeyinde istikrarın ve huzurun tesisinin Türkiye’yi doğrudan ilgilendirdiğini belirtti.
Komşu Suriye’nin “tek devlet, tek ordu, tek Suriye” anlayışı ile bütünleşmesinin Türkiye’nin büyük arzusu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“‘SDG’ denilen yapının imzaladığı anlaşmalara uyması, Suriye’deki barış iklimini güçlendirecek ve kalıcı istikrarı kolaylaştıracaktır. Kimse, çatışmaları körüklemeyi, gerilimi tırmandırmayı, zamana oynamayı aklının ucundan bile geçirmemeli. Yanlış hesap bugüne kadar hem Şam’dan hem de Ankara’dan dönmüştür. Kuşkusuz yine dönecektir. Biz, tüm renkleriyle bir, bütün, güçlü, huzurlu bir Suriye’den yanayız. Suriye’nin yanındayız. Kürt, Arap, Türkmen, Nusayri demeden herkesi muhabbetle kucaklıyoruz. Suriye halkı bizim dostumuz ve kardeşimizdir. Bizim sorunumuz terörledir. Ayrılıkçı emellerine ulaşmak için terörü bir yol ve yöntem olarak kullananlarladır. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun çözülmesiyle ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin yükü de hafiflemiş oldu. Meclis’teki komisyon, ortak raporunu tekemmül ettirmek üzere. Temennimiz rapora, uzlaşının ve sürece dinamizm kazandıracak bir bakış açısının damga vurmasıdır. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimiz, attığımız adımlarla terörsüz bölgeye doğru gidiyor ve inşallah her iki hedefe de suhuletle ulaşacağız.”
“CHP’li belediyeler, ellerindeki suyu millete ulaştıramıyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Su yönetimiyle ilgili yeni düzenlemelere ihtiyaç var mı? Bu yönde adımlar atılacak mı? En önemlisi şehirlerde evlere yönelik suyun yönetimi yerel yönetimlerden alınabilir mi?” sorusu üzerine, suyun medeniyetin, üretimin, enerjinin ve kısaca yaşamın kaynağı olduğunu belirtti.
Su yönetimi konusunun tecrübe ve vizyon istediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllar yılı ‘Su akar Türk bakar’ dediler. Ne oldu? Biz tam aksini yaptık. Ben belediye başkanlığından geliyorum. Istranca Dağları’ndan suyu biz İstanbul’a getirdik. Belediyeyi kimden devralmıştık? O zaman malum CHP zihniyetinden devralmıştık. Istranca Dağları’ndan 180 kilometre öteden suyu, İstanbul’a getirdiğimiz zaman, hepsi şok olmuştu. Biz, onunla da kalmadık. Aynı şekilde yine hattı Boğaz’dan, Boğaz’ın altından Anadolu yakasına geçirmek suretiyle Sakarya Nehri’nin suyunu da bir taraftan İstanbul’a getirdik. Devamlı takviyeler yaptık.” dedi.
Su kaynaklarının korunması, vatandaşlara temiz ve sağlıklı su ulaştırmanın gayreti içinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Şimdi CHP’li belediyeler, ellerindeki suyu millete ulaştıramıyor. Geceleri bakıyorsun benim vatandaşım elinde bidonlarla gidiyor, tankerlerin kuyruğunda su bekliyor. Aramızdaki fark bu. Biz su zengini bir ülke değiliz. Bu nedenle sizin de söylediğiniz gibi su stresi, hatta sıkıntısı yaşayan bir ülkeyiz. Öncelikle tasarrufu önemsiyoruz ve milletimizi su tasarrufuna teşvik için sürekli projeler geliştiriyoruz. Peki ne yapmamız lazım? Belediyelerimizin su temini ile ilgili yaptığı çalışma dışında bizim bir diğer kaynağımız Devlet Su İşleridir. Devlet Su İşleri de bu noktada harıl harıl çalışıyor. Çünkü biz belediyelerin su temininin dışında ayrıca Devlet Su İşlerinin de su teminiyle inşallah bu işi yoluna koyacağız.”
