Canan Kaftancıoğlu: 7 yıl önce yazdıklarım İstanbul kaybedilince mi suç oldu?

“Cumhurbaşkanına hakaret, Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama, halkı kin ve düşmanlığa kanına girmek ve terör örgütü propagandası yerine getirmek” suçlamalarıyla hakkında dava açılan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu SÖZCÜ'nün sorularını yanı.

Canan Kaftancıoğlu: 7 yıl önce yazdıklarım İstanbul kaybedilince mi suç oldu?

“Cumhurbaşkanına hakaret, Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama, halkı kin ve düşmanlığa kanına girmek ve terör örgütü propagandası yerine getirmek” suçlamalarıyla hakkında dava açılan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu SÖZCÜ'nün sorularını yanı.

14 Temmuz 2019 Pazar 12:53
Canan Kaftancıoğlu: 7 yıl önce yazdıklarım İstanbul kaybedilince mi suç oldu?

“Cumhurbaşkanına hakaret, Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama, halkı kin ve düşmanlığa kanına girmek ve terör örgütü propagandası yerine getirmek” suçlamalarıyla hakkında dava açılan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu SÖZCÜ'nün sorularını yanıtladı. 18 Temmuz günü hakim karşısına çıkacak olan Kaftancıoğlu savunmasının temelinin; Türkiye'de us ve açıklama özgürlüğünün bir suç teşkil etmediği üstüne kurulu olacağını belirtti. Kaftancıoğlu “7 yıl öncesine gitgide artarak o günün gerçekliği ile keza bir yurttaş, keza bir siyasetçi, ayrıca bir bayan olarak toplumsal olaylara karşı duyarsız kalmayarak yazdıklarımın söylediklerimin il başkanı olmam ile birlikte gün yüzüne çıkarılıp kabahat atfedilmesi hukuken içten ve muhtemel yok. Bu dava düşünce ve zihin özgürlüğü gaspı. 2012-2013'te yazdıklarıma bakınca çözüm sürecinin olduğu, siyasetçilerin bambaşka söylem ve eleştirilerde bulunduğu bir etraf. Eğer 7 sene daha sonra benim o dönemde kurduğum bir cümleyi alıp beni 17 yıl gibi bir canice ile yargılanıyorsanız o dönemin siyasetçilerinin 40-50 yılla yargılanması gerek. Fazla akla mantığa sığmayan bir durum” diye konuştu.

HEDEF HALİNE GETİRİLDİM

İstanbul seçimlerinden düşünce ve us özgürlüğüne, demokrasiye, insan haklarına inanan kutuplaştırıcı bir siyaset yerine kucaklayan bir siyaset yapmayı hedefleyen milyonlarca insanın kazandığını dile getiren Kaftancıoğlu “Benim de İstanbul il başkanı olarak bu başarıda karınca kararınca katkımın olması sebebiyle amaç haline getirildim. Hem de il başkanı olduğum bir gün sonradan çok yoğun bir saldırıya maruz kaldım. yalan yanlış söylemediğim şeyler, olmadığım görsellerle saldırıya maruz kaldım. Sahiden o güden bugünlerin taşlarının döşendiğini düşünüyorum” dedi.

Bu davanın yalnızca “Canan Kaftancıoğlu davası” olmadığının altını çizen Kaftancıoğlu “Bu dava; İstanbul'un kazanılmasına katkı koymuş CHP İstanbul İl Başkanı'nı cezalandırma davası. Düşüncelerini özgürce söyleyen birinin davası ve benzer şekilde mağdur olmuş binlerce kişinin davası” değerlendirmesinde bulundu.

TARİH BOYUNCA KADINLARDAN KORKTULAR

Bayan olmasının maruz kaldığı saldırıların şiddetini arttırdığını söyleyen Kaftancıoğlu “Erkek olsaydım da bu politik ideolojik çizgide uğraş verdiğim için aynı şeyler başıma gelirdi. Fakat kadın olduğum için daha artı şeyle karşılaştığıma katılıyorum. Tarih baştan başa tüm erkek hakim bakışa sahip iktidarlar yalnızca bugünün iktidarını kast ederek söylemiyorum tarih baştan başa kadınlardan korkmuşlardır. Çünkü kadınların olaylara bakışı, olaylar karşısında duruşu, olayların çözümüne yaklaşımı erkek iktidarların sonu olduğu için bana yapılan saldırılar daha pozitif oldu. Kadına saldırmak çok basit erkek hakim iktidarlarda. Kadına saldırmanın araçları ellerinde fazla var. Kadın olmam saldırıların dozu ve şiddetinin fazla olmasında etkin oldu” diye konuştu.

ÖZGÜRLÜK DÖRT DUVAR ARASINA SIKIŞAMAZ

Kaftancıoğlu cezaevine girmekten korkup korkmadığıyla ilgili sorumuzu da “Bir insanın korkması için bir defa yaptıkları ve söyledikleri ile ilgili endişesinin olması lüzum. Ben vatandaşa; ayrıca bir kadın keza bir doktor hem bir siyasetçi olarak yalan söylememişsem, halkın haklarını gasp edecek bir eylem ve söylemde bulunmamışsam, hukuk kurallarına uymuş isem bundan sonradan da mücadelemi bu zeminde vereceksem eğer niye endişeleneyim? Korkması gereken ben değilim. İnsanları bedenen hapsederek özgürlüklerinden mahrum edilmeyeceğine inanıyorum. Çünkü serbest fiziksel hapsin ötesinde bir durumdur. Düşünme özgürlüğünü kimse engelleyemez. Tecritler farklı şekilde değerlendirilebilir. Kesinlikle özgürlüğüme düşkünüm ama benim anladığım özgür dört duvar arasında sıkışmanın ötesinde bir koşul” biçiminde yanıtladı.

BÜLENT ARINÇ NE YAZMIŞ?

“Terör örgütü propagandası yapmakla” suçlanmasına da tepki bildiren Kaftancıoğlu şunları söyledi:

“Ben hayatım boyunca şiddeti, korku söylemini, terörizmi hayatımın her aşamasında reddetmiş ve şiddetsiz bir toplum için insanların vefat etmek yerine yaşamasını karşılayan bir anlayış için çaba ettim. Ben şiddetsiz bir toplum için siyaset yapıyorum. Benim terörist olmam olası olmadığı gibi hayatım boyunca her türlü teröre karşısında durmuş biriyim. Bu suçlamanın tek nedeni ağır cezada yargılanmam için araç yapmak. 2013'te Paris'te üç kadının infaz edilmesi üzerine attığım tweet sebebiyle bu itham yapılıyor. Merak ettim gittim üç bayan infaz edildiğinde diğer siyasetçiler ne söylemiş diye baktım. Bülent Arınç ‘Bir insanın hayatına barbarca son vermek çok fena çok çirkin az kalsın bir vahşet. 3 bayan evlerinde susturuculu silahla başlarına alev edilmek suretiyle öldürülmüş. Gerçekte endişe duyduğumu tarif etmek isterim' yazmış. Ben öldürülen kadınlardan birinin cümlesini alıp ‘insanlık kaybetti' diyerek kadınların bu şekilde infaz edilmesini ve bunun dürüst olmadığını yazmışım. Terörist bile olsa devletin görevi yakalayıp hukukun karşısına çıkarıp değerlendirmek. O dönem bu konularda açıklama yapanlara bakıldığında bu suçlamanın ne dek trajikomik olacağı ortaya çıkacaktır. 7 sene önce de siyasi bir kimliğim vardı. O dönemde yazdıklarımın hiç gündeme getirilmeyip il başkanı olduğum günden itibaren gündeme getirildi. İddianame sürecine bakıldığında da 31 Mart seçimleri iptal edilir edilmez iddianame oluşturuluyor. 5 günde iddianame kabul ediliyor. Hak çok hızlı işliyor. 23 Haziran seçimleri ardından da dava için gün veriliyor. Davaya dair söylenecek tek şey: ‘İstanbul'da seçim kazanmış bir örgütün başkanını cezalandırma davası.' Bu yazdıklarımın suç olduğu İstanbul kaybedilince mi akıllarına geldi?”

site:sozcu.com.tr imamoğlu kaftancıoğlu ile ilgili görsel sonucu

Ekrem İmamoğlu’nun seçim zaferinin mimarları arasında CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, üstteki sıralarda gösteriliyor.

31 MART NE DEĞIN UZUN SÜRDÜYSE 23 HAZİRAN PEK KISA SÜRDÜ

Canan Kaftancıoğlu ile 23 Haziran İstanbul seçimlerindeki başarıyı ve İBB'yi de konuştuk. Kaftancıoğlu seçim gecesini şöyle anlattı: “31 Mart gecesi bizler sandık açılacak oylar sayılacak biz tercih koordinasyon merkezinden sonuçla birlikte kazanarak çıkacağız diye düşünürken farklı bir işlem yaşadık. Fazla uzun günler ve günler yaşadık. 23 Haziran'a sırası gelmişken her şeyimiz fazla hazırdı. Tekrar kazanacağımızı düşünüyorduk. Içecek akarsu bulamadığımız 31 Mart gecesinden sonradan yiyecek- meşrubat tedarik ettik uzun bir geceye hazırlandık. 31 Mart'ta stresten aklımıza gelmedi ama yemeden içmeden günler geçirdiğimizi sonra ayrım ettik. Her şeyimiz, her detaylar hazırdı. Sandıklar açıldı. Ilk gelen sonuçlarda 7 puan farkla öndeydik. Gelen haberler fazla iyiydi fazla rahattık. Sandıklar açılmaya devam ederken Binali Şimşek çıktı ve Ekrem beyi kutladı. Biz bu dek kısa sürmesini beklemiyorduk. O sonuçtan daha sonra çıktık Beylikdüzü'ne gittik. Tekrar hiçbir şey yiyemeden çıktık. 31 Mart ne dek uzun geçtiyse 23 Haziran da fazla kısa sürdü. Neşeli geçti, hiçbir sorun çıkmadı.”

“GENEL SEKRETER YARDIMCILARININ 2’Sİ KADIN, 3 DE OLABİLİR”

Kaftancıoğlu, Ekrem İmamoğlu İBB Başkanı oluncaya kadar büyükşehirin üstteki düzey yönetiminde bayan temsiliyetinin yüzde sıfır olduğuna dikkat çekerek daha aşağı düzey yöneticilerde de oranın yüzde 5-10 arasında olduğunu söyledi. Şu an ataması yapılan üstteki seviye yöneticilerde yüzde 30'a yakın kadın temsiliyeti olduğunu ifade eden Kaftancıoğlu “ Fazla kısa sürede olacak meslek yok ama yönetim kademelerinde AKP dönemiyle kıyaslanmayacak şekilde çabucak kadın sayısı artacak. Genel sekreter yardımcıları arasında fazla kaliteli kadınlar olacak. Onların da tümü siyasi değil. Genel sekreter yardımcıları çok kaliteli isimlerden oluşacak. 2 tanesi emin kadın, üçüncüsü de kadın olabilir” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.