Batı Nil Virüsü Yunanistan’da Hızla Yayılıyor: Vaka Sayısı 157’ye, Can Kaybı 13’e Çıktı.
Yunanistan’da Batı Nil virüsü nedeniyle vaka ve ölüm sayılarındaki artış hız kazandı. Ülkede yıl başından bu yana tespit edilen vaka sayısı 157’ye yükselirken, virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 13 oldu.
Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu’nun verilerine göre, 12-19 Ağustos tarihleri arasında 47 yeni vaka belirlendi. Aynı dönemde 4 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle toplam can kaybı 13’e çıktı.
Ülkedeki mevcut tablo, Batı Nil virüsünün yayılım hızına ilişkin endişeleri artırırken, salgının görüldüğü bölgelerde sivrisineklerle mücadele çalışmaları da yoğunlaştırıldı.
Thiva’da ilk vaka tespit edildi
Virüsün yeni ulaştığı bölgelerden biri de Orta Yunanistan oldu. Thiva kentinde, 65 yaşından küçük ve kronik bir hastalığı bulunmayan bir kişide Batı Nil virüsü tespit edildi.
Şiddetli baş ağrısı şikayetiyle sağlık kuruluşuna başvuran hastanın yapılan laboratuvar testleri pozitif çıktı. Hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.
Vakanın ardından Orta Yunanistan Bölge Yönetimi tarafından Thiva ve çevresinde sivrisineklere yönelik acil ve hedefli ilaçlama başlatıldı. Bölgede yürütülen sivrisinekle mücadele programının her gün kesintisiz sürdürüldüğü açıklandı.
Yunanistan’da son yıllara göre dikkat çeken artış
Veriler, ülkedeki vaka sayısındaki yükselişin boyutunu da ortaya koyuyor. Geçen yıl ağustos ayına kadar Yunanistan’da 35 vaka kaydedilmişti. 2025 yılının tamamında ise toplam vaka sayısı 96’ya ulaşırken, 10 kişi Batı Nil virüsü nedeniyle yaşamını yitirmişti.
Bu yılın henüz tamamlanmamasına rağmen vaka sayısının 157’ye, can kaybının ise 13’e yükselmesi, salgının seyrini yeniden gündeme taşıdı.
Batı Nil virüsü nasıl bulaşıyor?
Batı Nil Ateşi, ilk kez 1937 yılında Uganda’da izole edilen ve arbovirüs grubunda bulunan viral bir hastalık. Virüsün temel bulaşma yolu enfekte sivrisineklerin insanları ısırması.
Hastalığın kuluçka süresi genellikle 2 ila 14 gün arasında değişiyor. Virüsle enfekte olan kişilerin büyük bölümünde herhangi bir belirti görülmüyor.
Bununla birlikte hastaların yaklaşık beşte birinde ateş, baş ağrısı, eklem ve vücut ağrıları, kusma, ishal veya cilt döküntüleri gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Vakaların yüzde 1’inden daha azında ise beyin iltihabı ve menenjit gibi ciddi nörolojik tablolar gelişebiliyor.
Ağır nörolojik komplikasyon yaşayan hastalarda ölüm riski de bulunuyor. Bu hastaların yaklaşık yüzde 10’unun hayatını kaybettiği belirtiliyor. Kanser, diyabet, yüksek tansiyon ve böbrek hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kişiler ise ağır hastalık açısından daha yüksek risk taşıyor.
Sivrisineklerden korunmak için neler yapılmalı?
Batı Nil virüsüne karşı korunmada en önemli adım, sivrisinek temasını mümkün olduğunca azaltmak. Uzmanlar özellikle açık havada bulunurken uzun süre etkili böcek kovucuların kullanılmasını tavsiye ediyor.
Sivrisineklerin daha aktif olduğu akşam saatlerinde uzun kollu kıyafet ve pantolon giyilmesi, kapı ve pencerelerde sineklik kullanılması ve mevcut sinekliklerin sağlamlığının kontrol edilmesi öneriliyor. Uygun ortamlarda klima kullanılması da alınabilecek önlemler arasında yer alıyor.
Sivrisineklerin çoğalabileceği alanların ortadan kaldırılması da önem taşıyor. Saksı, oluk ve kovalarda biriken suların düzenli olarak boşaltılması, çevredeki durgun su kaynaklarının azaltılması ve evcil hayvanların su kaplarının sık sık temizlenmesi sivrisineklerin üreme alanlarını sınırlandırmaya yardımcı oluyor.
