Bakan Tekin’den eğitim gündemine ilişkin açıklamalar.
Bakan Tekin, 24 TV canlı yayınında TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel’in eğitim gündemine ilişkin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin 2014 yılından itibaren eğitim öğretimde uluslararası istatistikler açısından bir sıçrama gösterdiğine işaret eden Tekin, bunu sağlayan unsurlardan birinin vesayet odaklarıyla mücadele dönemi olduğunu kaydetti. Demokratik siyasal yapılar üzerinde vesayetin sadece silahlı bürokratlar tarafından oluşturulmadığını vurgulayan Tekin, “Biz uzun yıllar vesayet denildiğinde askerî vesayeti anladık. Hâlbuki seçilmişlere yönelik vesayet bazen atanmış diğer bürokratlar, yani yargı bürokrasisi, mülki idare bürokrasisi, maliye bürokrasisi… Bunlar üzerinden de olur. Millî Eğitim Bakanlığında da seçilmiş siyasi iktidarın attığı adımların başarılı olmasının koşulu; vesayetten arınması, vesayetin etkilerinden uzaklaşılması.” dedi.
Tekin; demokrasiye, hukuk devletine, anayasal düzene, seçime, millî iradeye sahip çıkan herkesin bu tür vesayetçi şeylerle mücadelede birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Bakan Tekin, bugün bazı basın organlarında yer alan Eğitim-İş Sendikasının düzenlemek istediği “Gençlerden Atatürk’e Mektup” yarışmasına Bakanlıkça izin verilmediği iddialarına ilişkin soru üzerine, bu sendikaların tavrıyla CHP’nin tarzının örtüştüğünü belirtti. Tekin, şunları söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi şunu yapıyor: Diyor ki ‘Ben yaparım, ne hukuk devletinin ilkesine tabiyim ne hukuk devletinin denetimine tabiyim… Ben yaparım, sen de benim yaptığımı kabul etmek zorundasın.’ Örnek: İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle yaşadığımız tartışma. Ben diyorum ki bakın, biz eğitimin süresini artırmaya çalışıyoruz, eğitimin verildiği ortamlarla ilgili denetim yapmaya çalışıyoruz, standart geliştirmeye çalışıyoruz, Anayasamız, kanunlarımız bize bu görevi vermiş. Dedim ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak siz de bu işlere girmek istiyorsanız, eğitim vermek istiyorsanız, bizim standartlarımız var. Biz denetlemekle mükellefiz. Bize başvuran hiç kimsenin biz ideolojisine bakmıyoruz. Meşru olarak ne için izin alıyorsunuz, ilkokul için… İlkokul için bizim standardımız ne? Şu kadar metrekare olacak, bahçesi şöyle olacak, merdiven yüksekliği bu olacak. Bizim müfettişlerimiz gider, denetimini yaparlar, uygun görürlerse açılışına izin verirler ve bizim literatürümüzde de orası ilkokul olarak kayıtlara geçer. Müfettişlerimiz müfredatından kitaplara kadar, öğretmen yetkinliklerinden orada alınmış olan güvenlik tedbirlerine kadar her şeyi denetlerler ki bize emanet edilen çocukların başına bir iş gelmesin. Şimdi, biz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na diyoruz ki bak Sayın Başkan, eğer siz okul öncesi eğitim kurumu açacaksanız bize gelin, deyin ki ‘Biz şurada okul öncesi eğitim kurumu açmak istiyoruz.’ Standardını siz belirleyin, biz size zaten bu konuda engel olmayacağız. Biz başka belediyelerle de bu işleri yapıyoruz, engel olmuyoruz, tam tersine teşvik ediyoruz ama o, ‘Sizin bizi denetleme yetkiniz yok. Biz sizin kurallarınıza da tabi olmak zorunda değiliz.’ diyor.”
LGS kapsamındaki merkezî sınavın bir gün öne çekilmesi
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınavın Dünya Kupası’ndaki Türkiye-Avustralya maçı sebebiyle bir gün öne çekilerek 13 Haziran’a alındığını hatırlatan Tekin, sınav sonuçlarının takviminde ise herhangi bir değişiklik olmadığını belirtti.
“Millî Eğitim Bakanı maçın saatini değiştirseydi…” yönündeki eleştirileri ciddiye almadığını belirten Tekin, şu şekilde yanıt verdi:
“Biz tabii sınav takvimimizi ilan ederken bizim eleme maçlarımızın tarihi belli değildi ve elemeleri geçip geçmeyeceğimiz de belli değildi. Biz ÖSYM ile oturduk, LGS ve YKS’nin tarihini kendi takvimimize göre oluşturduk, ilan ettik. Romanya ve Kosova’yı yendikten sonra Kosova maçı bitince biz bir baktık, 14 Haziran sabahı saat 07.00’de ilk Dünya Kupası maçımız var. Ben arkadaşları aradım, hukuken ve teknik olarak zamanlama açısından bir sıkıntı yoksa biz bu maçı çocuklarımız rahat rahat seyretsinler diye sınavın saatini değiştirebilir miyiz diye… Baktık, arkadaşlar çalıştılar, hukuki olarak da teknik olarak da aşılmayacak bir engel olmadığını söylediler.”
Bakan Tekin, 13 Haziran 2026 Cumartesi gününe alınan LGS dolayısıyla bir gün öncesinden okullarda sınava hazırlık tedbirleri alınması için 12 Haziran 2026 Cuma günü de örgün eğitim kurumlarında eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verileceğini ve bu tarihte öğretmenlerin 1 gün süreyle idari izinli sayılacağını hatırlattı.
Millî Takım için marş yarışması
Bakan Tekin, 2026 FIFA Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanan A Millî Futbol Takımı için okullarda marş yarışması başlatıldığını duyurarak şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye Futbol Federasyonu Başkanının da rızasını aldım. Bizim şu anda Türkiye genelinde 105 güzel sanatlar lisemiz var ve burada da yaklaşık 20 bin öğrencimiz eğitim alıyor. Aynı şekilde buralarda toplam 3 bin 228 öğretmenimiz var, bunların 1.062’si müzik öğretmeni. Müzik öğretmenlerimiz de çok farklı alanlarda. Kemandan Türk Halk Müziği’ne, koro eğitiminden vurmalı çalgılardan, kanun, çello, klasik kemençeye kadar… Şimdi, dedik ki şöyle bir şey başlatabilir miyiz acaba? Millî Takım’ımızın maçlarını seyrederken kullanılabilecek bir marşı okullarımızda yazabilir miyiz, yapabilir miyiz? Bir yarışma başlattık. Biz yazacağız. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımıza da şunu sordum: Biz yazalım, yarışma yapalım, beraber değerlendirelim. Siz eğer kullanmaya uygun bulursanız kullanın. Federasyon Başkanımız hemen anında döndü ve ‘Biz de varız bu işin içinde.’ dedi.”
Tekin, bu sürece destek sunmak isteyecek sanatçılar olursa onların da eğitim sürecinin bir parçası olmak için il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri ile irtibata geçebileceklerini söyledi.
Tekin, “Devlet-millet kaynaşmasını, millî birliği sağlayacak şeyleri yapmaya çalışıyoruz. Bu, tamamen gönüllülük esasına göre, yani Anadolu’nun herhangi bir köşesindeki bir güzel sanatlar lisemiz bu yarışmaya katılır. Federasyon Başkanımızdan şunu rica ettim ben: yarışmada dereceye girenlere ödüller vermek konusunda, onu konuşacağız ama benim teklifim en azından dereceye giren ekibi maça götürelim mi diye konuştuk. Onu tabii şu an taahhüt etmek doğru olmayabilir çünkü vizeden tutun başka bir sürü şeyi var.” diye konuştu.
“13 Nisan itibarıyla akademide eğitimler başlayacak”
Tekin, konuşmasında Millî Eğitim Akademisini kurarken amaçlarının yalnızca mülakat meselesini çözmek olmadığını, mülakatın bu konulardan sadece biri olduğunu söyledi.
Bakan Tekin uluslararası değerlendirmelere göre, öğretmenlerin mesleki anlamda on dört on beş yıl sonra maksimum verime ulaştığını aktardı. Bu durumun öğretmen yetiştirme sürecinde bir sorun olduğunu gösterdiğini ifade eden Tekin, Türkiye’de uygulama ağırlıklı öğretmen yetiştirme politikasının bulunmadığını kaydetti.
“Dolayısıyla biz uygulamada biraz daha -tırnak içinde- pişmiş arkadaşlarımız olsun istedik. Millî Eğitim Akademisinin varoluş sebebi, bu. Nihayetinde de beş yüz, altı yüz saatlik dünya ortalamasına yaklaşan bir uygulama takvimi oluşturduk akademide.” diye konuşan Bakan Tekin, Millî Eğitim Akademisinin 13 Nisan’da başlayacağını hatırlattı.
