Ayşe Barım hakkında ağırlaştırılmış müebbet istendi

Savcılık mütalaasında menajer Ayşe Barım hakkında ağırlaştırılmış müebbet istedi.

Ayse Barim habermeydan

Ayşe Barım hakkında ağırlaştırılmış müebbet istendi.

Kamuoyunda yakından takip edilen Ayşe Barım davasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Gezi Parkı eylemlerine sanatçıları yönlendirdiği iddiasıyla yargılanan ve 248 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Barım hakkında savcılık, esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı iddianamede “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 30 yıla kadar hapsini istediği menajer Ayşe Barım hakkındaki esas hakkındaki görüşünde suçlamayı ağırlaştırdı ve ağırlaştırılmış müebbet hapis talebinde bulundu. Savcılık, Barım’ın eylemlerinin “hükümeti devirmeye teşebbüs” suçunu oluşturduğunu belirterek, iddianamedeki “yardım” maddesini uygulamadı.

“Gezi Parkı protestolarının planlayıcılarından biri olmak” gerekçesiyle “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etmekle” suçlanan ve 5 aydan uzun süre tutukluluğunun ardından 1 Ekim’de, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce tahliye edilen ID iletişim sahibi Ayşe Barım hakkındaki davada yarın karar duruşması görülecek.

Duruşma savcısı, celse arasında esas hakkında mütalaasını mahkemeye sundu. İddianamede Barım hakkında, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme” iddiasıyla ceza istenirken duruşma savcısı, Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaada, Gezi Parkı eylemlerinin ‘sistemli ve planlı’ şekilde yürütüldüğü ifade edildi. Barım’ın, ‘halkın sempati duyduğu ve kitleleri peşinden sürükleme potansiyeli yüksek sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon ve yönlendirme’ faaliyetlerinde bulunduğu söylendi.

Mütalaada, ‘eylemlerin görünürde demokratik hak ve masum protesto gösterileri şeklinde lanse edilmesine rağmen, asıl amacın yurt genelinde kaos ve kargaşa ortamı oluşturmak ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmak’ olduğu savunuldu.

Şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla Twitter üzerinden “#occupyturkey” ve “#DirenGeziParkı” etiketlerinin sistemsel olarak paylaştırıldığı, sürecin yayılması için yönlendirme faaliyetleri yürütüldüğü kaydedildi.

Barım’ın, menajerlik şirketine bağlı sanatçılarla organize biçimde Gezi Parkı’nda buluştuğu, bazı sanatçıların bildiri okuduğunun tespit edildiği belirtildi. Mütalaada, Barım’ın ‘protestoları destekleyerek eylemlerin yayılmasını sağladığı’ ifade edildi. ID İletişim’e ait kurumsal hesaplar ile şirketine bağlı sanatçıların sosyal medya hesaplarının ve sahadaki sanatçıların koordineli şekilde yönetildiği aktarıldı.

Exit mobile version