Akın Gürlek’ten Ekrem İmamoğlu hakkında açıklama…
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kendisi hakkındaki açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, “Ben Cumhuriyet savcısı olarak görevimi yaptım ve vicdanen rahatım. Ortada yolsuzluk, dolandırıcılık ya da ihaleye fesat karıştırma iddialarına ilişkin bir soruşturma vardı. Dosyaya bakarken kişilerin isimlerini kapatarak değerlendirme yaptık. Şahsın belediye başkanı olması ya da adının Ekrem ya da Veli olması bizim için önemli değil” dedi.
Gürlek, Ankara Hakimevi’nde basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle iftarda bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
“Çocuğun işlediği suçtan aileyi sorumlu tutamayız”
“Suça sürüklenen çocuklar” konusundaki bir soruya yanıt veren Gürlek, bazı ülkelerde suç işleyen çocukların ailelerinin de sorumlu tutulabildiğini belirterek bu konuyu mukayeseli hukuk çerçevesinde incelediklerini söyledi. Ancak Türkiye’de böyle bir düzenleme hazırlığı bulunmadığını vurgulayan Gürlek, “Çocuğun işlediği suçtan dolayı aileyi sorumlu tutamayız. Bu yönde bir çalışma yok. Ancak ailelerin çocuklarına daha fazla sahip çıkması ve onları denetlemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
İmralı ve “umut hakkı” tartışmaları
Abdullah Öcalan’ın “statüsü” ile ilgili bir soruya da yanıt veren Gürlek, sürecin Adalet Bakanlığı tarafından yürütülmediğini belirtti. Gürlek, “Bu süreci biz takip etmiyoruz. Meclis’in nasıl bir düzenleme yapacağını bilmiyoruz. Statü meselesini ben de basından takip ediyorum. Biz şu an yalnızca heyetlerin İmralı’ya gitmesine izin veriyoruz” dedi.
“Umut hakkı” tartışmalarına ilişkin ise Gürlek, Türkiye’de terör suçlarında şartlı salıverme hükümlerinin bulunmadığını belirterek, “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan bir kişinin cezası bu şekilde infaz edilir. Terör suçları dışındaki bazı suçlarda infaz süreleri 30 veya 36 yıl olabiliyor. Bu konuda bir değişiklik yapılacaksa karar Meclis’in takdirindedir” diye konuştu.
6284 sayılı Kanun’da güncelleme
Kadına yönelik şiddet konusunda hassas olduklarını belirten Gürlek, 6284 sayılı Kanun’un uygulamasında bazı sorunlar bulunduğunu ifade etti. Gürlek, özellikle koruyucu tedbirlerin uygulanmasında görev dağılımına ilişkin belirsizlikler olduğunu belirterek, “Kanunda bir güncelleme yapılması gerekiyorsa bunu yapacağız. Özellikle koruyucu tedbirlerin uygulanması konusunda aksaklıklar olduğunu görüyoruz ve bu konuda çalışma yapacağız” dedi.
“Cumhuriyet savcısı suç olup olmadığına bakar”
İBB’ye yönelik soruşturmaya da değinen Gürlek, Cumhuriyet savcısının kişilerin makamına veya statüsüne göre değil, dosyadaki delillere göre hareket ettiğini söyledi. Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyet savcısı ortada bir suç olup olmadığına bakar. Kişinin belediye başkanı, sanatçı, zengin ya da fakir olması savcı için bir kriter değildir. Ben o soruşturmayı yürütürken de bu anlayışla hareket ettim. Ortada yolsuzluk, dolandırıcılık ve ihaleye fesat karıştırma iddiaları vardı. Dosyadaki delillerin büyük bölümü somut delillerdir. MASAK raporları, tanık ifadeleri, etkin pişmanlık beyanları, para hareketleri ve HTS kayıtları soruşturmanın temelini oluşturdu.”
İBB davasında “makul süre” tartışması
9 Mart’ta başlayacak İBB davasına ilişkin “makul süre” tartışmalarıyla ilgili bir soruya da yanıt veren Gürlek, yargılamanın tamamen mahkemenin kontrolünde olduğunu söyledi.
Davada yaklaşık 406 sanığın bulunduğunu belirten Gürlek, “Bu dosyaya yalnızca tek bir heyet bakacak ve bu heyetin başka bir dosyası olmayacak. Alanında uzman hakimlerden oluşan bir heyet görev yapacak. Davanın ne kadar sürede tamamlanacağı mahkemenin takdirindedir” dedi.














