TCMB Başkanı Fatih Karahan’dan yılın ilk enflasyon açıklaması.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ilk enflasyon raporu sunumu için kameraların karşısına geçti.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın açıklamaları şu şekilde:
“2025 yılında sıkı para politikasının sonuçlarını kademeli şekilde almaya devam ettik. Enflasyonda geçtiğimiz yıl kat ettiğimiz mesafeyi önemsiyoruz. Kira gibi bazı hizmet kalemlerinde uzun süredir direnç gören ataletin bu dönemde kırılma işaretleri vermesini kıymetli buluyoruz. Bu dezenflasyon sürecinde anahtar unsurlardan biri olacak.
Sıkı para politikamızın enflasyon üzerindeki olumlu etkilerini görmek amacıyla önümüzdeki dönemde tüm para politikası araçlarını kararlılıkla uygulamaya hazır olduğumuzu söylemek isterim.
KÜRESEL EKONOMİ HAKKINDA
Ticari belirsizlikler bu rapor döneminde de azalış eğilimini korudu. Ticari gerilimlerin yatışmasıyla birlikte küresel büyüme öngörülerinin toparlandığına şahit olduk. Son dönemde artan jeopolitik riskler küresel belirsizliği yukarı yönlü etkiliyor. Finansal piyasaları ve tedarik zincirleri olumsuz etkileme potansiyeli taşıdığından büyüme üzerinde baskı oluşturuyor.
Küresel büyüme görünümü üzerindeki risklerin aşağı yönlü ağırlık kazandığını değerlendiriyoruz. Enerji dışı emtia fiyatları oynaklığa rağmen artış eğilimini korudu. Enerji fiyatlarında oynaklığın arttığını görüyoruz. Enflasyonun seyri ülkeler arası farklılaşırken bu durum para politikalarına yansıyor. Gelişmiş ülke para politikaları yakinen takip ediliyor. Fed’in 2026 yılında faiz indirimlerine devam etmesi beklenirken, indirimlerin büyüklüğü ve zamanlaması belirsizliğini koruyor.
YURT İÇİ MAKROEKONOMİK GELİŞMELER
Sıkı para politikamızın hedeflenen sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir devam etmekte. 2025 küresel ticaret belirsizliklerinin etkisiyle bu dönemde net ihracatın katkısı negatife dönse de sıkılaştırma öncesi daha dengeli bir resim mevcut. Sanayi üretimi son çeyrekte yatay bir seyir izledi. Hizmet üretim endeksi de ikinci çeyrekte başlayan yatay seyrini son çeyrekte sürdürdü. Manşet işsizlik oranının 4. çeyrekte gerilediğini görüyoruz.
“KART HARCAMALARININ SON ÇEYREKTE BİR MİKTAR ARTTIĞINI GÖRÜYORUZ”
Kart harcamalarını ödeme tercihlerindeki dönüşümü baz alarak kart kullanım eğilimine göre düzenliyoruz. Kart harcamalarının son çeyrekte bir miktar arttığını görüyoruz.
2026 yılında da dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz. Cari açık 3. çeyrekte bir miktar artmakla birlikte iç talep görünümüyle uyumlu seyretti. Cari açığın milli gelire oranı ise ikinci çeyrekte %1.3 seviyesini korudu. Yılı uzun dönem ortalamalarının oldukça altında kapattığını tahmin ediyoruz. 2026 yılında cari açığın bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdüreceğini öngörüyoruz.
ENFLASYON GELİŞMELERİ HAKKINDA
Enflasyon kasım ve aralık aylarında bir önceki raporda sunulan aralığın alt bandında gerçekleşti. Bu dönemde dağılım bazlı ana eğilim göstergelerinde iyileşmelere şahit olduk. Ocak ayında aralığın üst bandına yaklaşan bir enflasyon görüyoruz. Gıda kaynaklı enflasyon etkilerinin ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Gıda enflasyonu son 6 aylık dönemde oldukça oynak bir seyir izledi.
Ocak aylarında zamana bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeks eğilimi yüksek hizmet kalemleri etkili oluyor. Ücret, yönetilen yönlendirilen fiyat, vergi ayarlamalarının yansımaları görülüyor. Ana eğilimin ocak ayında bir önceki raporda öngördüğümüzden yüksek seyrettiğini belirmek isterim. Trend enflasyon göstergesinde de yukarı yönlü hareket görüyoruz. Bu gelişmeler sıkı duruşumuzu kararlılıkla korumamız gerektiğine işaret ediyor.
‘AYLIK KİRA ENFLASYONUNDA YAVAŞLAMA SÖZ KONUSU’
Deprem, demografik unsurlar, geçmişe endeksleme gibi etkenler kira enflasyonunda ciddi atalete sebep oldu. Kira tarafında gerek mevsim etkilerinden arındırılmış veriler gerekse perakende ödeme sistemi verileri gibi kiralara yönelik öncü göstergeler ana eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor. Aylık kira enflasyonunda net bir yavaşlama söz konusu.
Kira enflasyonunun bu yıl sonu itibarıyla yüzde 30 ile 36 arasında olabileceği tahmin ediliyor. Enflasyon beklentilerinde sektörler genelinde önceki dönemlere kıyasla iyileşme eğilimi sürüyor. Piyasa katılımcılarının farklı vadelere ilişkin beklentilerinde gerileme görülüyor. Buna karşın beklentilerin enflasyon tahminlerinin üzerinde seyretmesi dezenflasyon açısından risklerin canlı olduğunu gösteriyor.
KREDİ FAİZLERİ HAKKINDA
Basit faiz olarak mevduat ticari kredi ve ihtiyaç kredisi faizleri sırasıyla yüzde 37.3, yüzde 38.5 ve yüzde 48.2 düzeyinde. Bu veriler politika faizi adımlarımızın mevduat ve kredi faizlerine yansıdığını gösteriyor.
Toplam kredi büyümesi aralık ayında hızlanarak ocak sonunda yüzde 32’ye yükseldi. Bu artışa hem ticari krediler hem de bireysel krediler katkı verdi. Ticari kredilerde yıl sonuna özgü dönemsel etkiler öne çıktı.
Bireysel kredili mevduat hesap limitlerine 8 haftalık yüzde 2 büyüme sınırı getirirken, yabancı kredi büyüme sınırını yüzde 0.1’e düşürdük. TL mevduat payının yüzde 59 ile tarihsel ortalamalara yakın seyrettiğini görüyoruz. Altın fiyatlarında son dönemdeki gibi bir yükseliş yaşandığında TL mevduat payında düşüş gözlenebiliyor.














