Altın yükselişe geçer mi?
Borsada sık dile getirilen tavsiyelerden biri, “Toplar patlarken satın al” sözüdür. Yani savaş ve kriz dönemlerinde piyasalardaki belirsizlik arttığında yatırım yapılmasının fırsat yaratabileceği düşünülür.
Belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların en çok yöneldiği araçların başında ise altın geliyor. Küresel krizler, pandemi ya da savaş gibi gelişmeler genellikle altına olan talebi artırıyor. Bu nedenle altın fiyatları da belirsizlik dönemlerinde yükseliş eğilimi gösterebiliyor.
Nitekim altın fiyatları son yıllarda küresel siyasi gerilimlerin etkisiyle yeni zirvelere ulaştı. Karşılaştırma platformu Gold.de verilerine göre altın, 28 Ocak 2026’da ons başına 5 bin 417,60 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.
Ancak İran savaşının başlamasına rağmen altın fiyatlarında beklenen güçlü yükseliş gerçekleşmedi. Savaşın ilk haftasında ons fiyatı kısa süreliğine 5 bin 327 dolar seviyesine çıksa da daha sonra 5 bin ile 5 bin 200 dolar aralığında dalgalanmaya başladı.
“Kriz sonrası fiyatlar her zaman aynı şekilde hareket etmiyor”
Deutsche Bank Metaller Araştırma Bölümü Başkanı Michael Hsueh’e göre bu durum şaşırtıcı değil. Hsueh, kriz dönemlerinde altın fiyatlarının ortalamanın üzerinde seyrettiğini ancak sonrasında beklentilerin aksine farklı yönlerde hareket edebildiğini belirtiyor. Uzman, benzer bir durumun geçen yıl İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından da yaşandığını ifade ediyor.
Commerzbank emtia analisti Carsten Fritsch de İran savaşıyla birlikte altın fiyatlarının beklenen şekilde yükselmediğini, hatta savaş öncesine kıyasla daha düşük seviyelerde işlem gördüğünü söylüyor.
Doların güçlenmesi altın fiyatını baskılıyor
Fritsch’e göre bunun iki önemli nedeni bulunuyor. İlk olarak altının dolar üzerinden işlem görmesi, ABD dolarının savaş sürecinde değer kazanmasıyla birlikte altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha pahalı hale getiriyor. Bu durum talebi azaltarak fiyatları baskılıyor.
İkinci olarak ise petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon beklentilerini artırıyor. Enflasyonla mücadele için ABD Merkez Bankası’nın faizleri yüksek tutabileceği beklentisi, faiz getirisi olmayan altının cazibesini azaltıyor.
Gümüşe talep de artıyor
Son dönemde yatırımcıların ilgisi yalnızca altınla sınırlı değil. Gümüş de güçlü talep gören değerli metaller arasında yer alıyor.
Fragold şirketinin yöneticisi Wolfgang Wrzesniok-Roßbach, gümüş fiyatlarının sağlam temellere dayandığını ve özellikle dünya genelinde elektrifikasyon ile güneş enerjisi yatırımlarının artmasının gümüş talebini desteklediğini belirtiyor. Uzman, fiyatların uzun vadede ons başına 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmasının şaşırtıcı olmayacağını ifade ediyor.
Ancak Landesbank Baden-Württemberg (LBBW) emtia uzmanı Frank Schallenberger bu konuda daha temkinli. Schallenberger’e göre güneş enerjisi sektöründeki yavaşlama, zayıf küresel ekonomik görünüm ve mücevher talebindeki düşüş gümüş fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir.
Altın güvenli liman özelliğini koruyor
Uzmanlar altın piyasasında kısa vadeli dalgalanmaların devam edebileceğini ancak altının belirsizlik dönemlerinde güvenli liman özelliğini koruduğunu vurguluyor.
Commerzbank analisti Fritsch’e göre savaşın sona ermesi halinde dolar ve petrol fiyatlarının düşmesi altın ve gümüş için olumlu bir ortam yaratabilir. Ancak fiyatların gelecekteki seyri, petrol fiyatlarının enflasyona nasıl yansıyacağı ve merkez bankalarının buna nasıl tepki vereceğine bağlı olacak.














