Macaristan seçimleri: Bölgesel ve küresel siyasete olası etkiler

Viktor Orban’ın muhalefete geçtiği yönündeki gelişmelerin ardından, Peter Magyar’ın seçmenleri, özellikle European Union ve Ukraine dahil komşu ülkelerle ilişkilerin yeniden onarılması başta olmak üzere Macaristan dış politikasında yeni bir yönelim beklentisi içinde bulunuyor.

macaristan habermeydan

Macaristan seçimleri...

Macaristan seçimleri…

Macaristan Ludovika Kamu Hizmetleri Üniversitesi araştırmacısı Zoltan Egeresi, Macaristan Parlamentosu seçim sonuçlarını ve bu sonuçların uluslararası siyasetteki etkilerini AA Analiz için değerlendirdi.

Seçimin, küçük bir Orta Avrupa ülkesi için olağan kabul edilebilecek düzeyin ötesinde küresel ilgi çektiği belirtilen analizde, Tisza (Saygı ve Özgürlük Partisi) adlı yeni siyasi oluşumun oyların yarısından fazlasını alarak parlamentoda üçte iki çoğunluğa ulaştığı, önceki iktidar koalisyonu Fidesz ile Hristiyan Demokrat Halk Partisi’nin ise yüzde 40’ın altında kaldığı ifade edildi.

Analizde, bu sonucun 2010’dan bu yana iktidarını güçlendiren Başbakan Viktor Orban yönetiminde ciddi bir kırılmaya işaret ettiği vurgulandı. Orban döneminin, AB üyeliği çerçevesinde ABD, Rusya, Çin ve Türkiye gibi aktörlerle dengeli ilişkiler kurmaya çalışan özgün bir dış politika modeli geliştirdiği, ancak bu yaklaşımın AB içinde yalnızlaşma ve fonların bloke edilmesi gibi sonuçlar doğurduğu kaydedildi.

Tisza Partisi’nin yükselişinde ekonomik sorunların belirleyici olduğuna dikkat çekilen analizde, 2022 sonrası dönemde yaşanan yüksek enflasyon, yolsuzluk iddiaları ve siyasi skandalların hükümete olan desteği zayıflattığı belirtildi.

Orban’ın daha önce “merkez güç” kavramı etrafında şekillendirdiği siyasi modelin uzun süre farklı toplumsal kesimleri bir arada tuttuğu ancak 2024 itibarıyla bu yapının kırılmaya başladığı ifade edildi. Bu süreçte Peter Magyar’ın siyasi sahneye çıkışıyla muhalefetin yeniden güç kazandığı aktarıldı.

Analizde, Tisza Partisi’nin seçimleri büyük ölçüde Orban yönetimi üzerine bir referanduma dönüştürdüğü, kendisini merkez sağ ve Avrupa yanlısı bir çizgide konumlandırdığı, göç politikalarında ise mevcut hükümetten belirgin bir kopuş sergilemediği belirtildi.

Dış politika başlığında ise yeni dönemde Macaristan’ın Avrupa Birliği ile ilişkilerini onarmaya odaklanacağı, European Union içindeki veto ve gerilimlerin azalabileceği öngörüsüne yer verildi. Ayrıca Ukraine ile ilişkilerin daha yapıcı bir zemine taşınmasının beklendiği ifade edildi.

Analizde, Rusya ile ilişkilerde daha pragmatik ancak mesafeli bir çizgi izleneceği, Çin ve Türkiye dahil diğer küresel aktörlerle ilişkilerin ise kurumsal temelde yeniden şekillenebileceği değerlendirildi.

Jeopolitik açıdan en büyük kaybın Rusya açısından ortaya çıkabileceği, Macaristan’daki siyasi değişimin Avrupa’daki güç dengelerini de etkileyebileceği ifade edildi. ABD ile ilişkilerde ise kişiselleşmiş yapıdan ziyade daha kurumsal ve NATO çerçevesinde bir iş birliği dönemine geçilebileceği kaydedildi.

Ekonomik alanda ise AB fonlarının serbest bırakılması beklentisinin güçlendiği, ancak uzun yıllara yayılan siyasi gerilimin normalleşme sürecini zorlaştırabileceği vurgulandı.

Exit mobile version