Fransa’da liseliler öğretmen açığı ve kötü okul koşulları için sokağa çıktı.
Fransa’da lise öğrencilerinin eğitim koşullarının iyileştirilmesi, öğretmen açığının giderilmesi ve okullara daha fazla yatırım yapılması talebiyle başlattığı eylemler ülke genelinde sürüyor. Protestoların ilk olarak Paris’in banliyölerinde başlamasının ardından 28 Eylül’den itibaren farklı kentlere yayıldığı bildirildi.
Öğretmen açığı ve okul koşulları protesto ediliyor
Başkent Paris’in banliyösü Créteil’de bulunan Saint-Exupéry Lisesi öğretmenleri, okuldaki imkan ve personel eksikliğine tepki göstermek amacıyla 17 Eylül’de greve gitti. Öğrenciler de öğretmenlerin eylemine destek verdi.
Kısa sürede Paris’in diğer banliyölerine yayılan lise eylemleri, 28 Eylül itibarıyla ülke geneline taşındı. Öğrenciler, yıllardır devam eden öğretmen açığının giderilmesini, okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesini ve eğitim alanındaki yatırımların artırılmasını talep ediyor.
Eylemler sırasında bazı öğrenciler liselerin girişlerini kapatırken, bazı okulların önünde çöp kovaları ateşe verildi. Bazı kentlerde ise yollar üzerinde barikatlar kuruldu.
Polis müdahalesi tepki çekti
Eylemlerde polisin öğrencilere biber gazı ve plastik mermiyle müdahale etmesi ve fiziki müdahalede bulunması muhalefetin tepkisine neden oldu. Geçen hafta üniversite öğrencileri de liselilere destek vermek amacıyla gösterilere katılmaya başladı.
Eylemler kapsamında şu ana kadar 170 öğrenci, 65 eğitim personeli ve 600’den fazla kolluk kuvvetinin yaralandığı, 5 binden fazla kişi hakkında işlem yapıldığı belirtildi. Polisin öğrencilere yönelik müdahaleleriyle ilgili en az 4 soruşturma başlatıldı.
Bazı öğrencilerin yüzlerinden ciddi şekilde yaralandığı aktarılırken, Tours kentinde 16 yaşındaki Mael’in 30 Eylül’de yaralandıktan sonra sağ gözünün görme yetisini kaybettiği bildirildi.
Öğrenci sendikalarının eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 6 Ekim’de ülke genelinde “büyük gösteriler” düzenlenmesi çağrısına çok sayıda işçi sendikası da destek verdi.
Ne kadar süreceği öngörülemeyen eylemlerin, 2018’de başlayan “sarı yelekliler” hareketine benzer yeni bir toplumsal harekete dönüşüp dönüşmeyeceği de tartışılıyor.
Öğrenciler taleplerini anlattı
Paris’te eylemlere katılan lise öğrencileri, eğitim sistemindeki sorunlara ilişkin taleplerini anlattı.
17 yaşındaki Arthur, sınıfların aşırı kalabalık olduğunu belirterek bazı sınıflarda 38 öğrencinin bulunduğunu söyledi. Daha fazla öğretmen istediklerini dile getiren Arthur, ders programlarının yoğunluğunun azaltılmasını ve liselerde seçmeli uzmanlık derslerine dayalı sistemin kaldırılmasını talep etti.
Saint-Denis kentindeki Paul Eluard Lisesi gibi zor durumdaki okullarla dayanışma amacıyla da eylem yaptıklarını belirten Arthur, hükümetin eğitim bütçesini artırması gerektiğini savundu.
Arthur ayrıca eylemlere “kırıcılar” olarak nitelendirilen siyah kıyafetli ve maskeli kişilerin katılmasına tepki göstererek, polisin öğrencilere yönelik müdahalelerinin sona ermesini istedi.
17 yaşındaki Abel de eylemlerde meydana gelen hasarlardan kendilerinin sorumlu tutulmaması gerektiğini belirtti. Sabah saatlerinden bu yana eylem alanında olduğunu ve herhangi bir şeyi kırmadığını söyleyen Abel, bazı grupların çöpleri ateşe verdiğini ve yanan çöp kovalarını liselere doğru fırlattığını anlattı.
Abel, öğrencilerin taleplerinin gerçek olduğunu belirterek, üniversite ve yükseköğretim başvurularında kullanılan Parcoursup platformunun kaldırılmasını istedi. Banliyölerdekiler de dahil olmak üzere devlet liselerinin kötü durumda olduğunu savunan Abel, okullarda öğretmen eksikliğinin giderilmesini ve daha fazla kaynak ayrılmasını talep etti.
“Öğrencilerin talepleri tamamen meşru”
16 yaşındaki Layla ise öğretmenlerin de yıllardır öğrencilerle benzer talepleri dile getirdiğini söyledi. Öğrencilerin seslerini duyurabilmeleri için eylemlerde maddi ve fiziki hasar oluşmasının gerekmesinden yakındı.
Layla, eğitim personelinin maaşlarının yetersiz olduğunu belirterek öğrencilerin taleplerinin “tamamen meşru” olduğunu ifade etti.
Kültürel etkinlik ve gezilerin azalmasına da tepki gösteren Layla, okullardaki fiziki koşulların öğrencilerin eğitimini olumsuz etkilediğini söyledi.
Aşırı sıcaklarda sınıflardaki sıcaklığın 40 dereceyi aştığını ve derslerin askıya alındığını belirten Layla, kış aylarında ise bazı okullarda ısıtma sistemlerinin aralık ayının ortası veya sonuna kadar çalıştırılmadığını, öğrencilerin soğuk sınıflarda ders yapmak zorunda kaldığını anlattı.
Layla, eylemlerde polisin müdahalesine de tepki göstererek reşit olmayan öğrencilerin fiziksel müdahaleye maruz kaldığını savundu.
Üniversite öğrencilerinden liselilere destek
Üniversite öğrencilerini temsil eden sendikalardan Öğrenci Birliği (UE) Sözcüsü Sabrine Kharbach da yıllardır liselere ve üniversitelere yeterli yatırım yapılmadığını savundu.
Kharbach, okulların tavanlarının ve üniversite binalarının bakımsız durumda olduğunu, liselerde öğretmen ve psikolog başta olmak üzere çeşitli alanlarda personel eksikliği yaşandığını belirtti.
Lisans ve yüksek lisans başvurularında kullanılan iki platformun öğrencileri dışladığını ve ayrımcılığa uğramalarına neden olduğunu ileri süren Kharbach, öğrencilerin eğitim kurumlarına daha fazla yatırım yapılması talebiyle sokağa çıktığını söyledi.
Yabancı öğrenciler için üniversite kayıt ücretlerinin daha yüksek olmasını da eleştiren Kharbach, uygulamayı “ırkçı bir politika” olarak nitelendirdi.
Kharbach ayrıca polisin eylemlerdeki müdahalesini eleştirerek, öğrencilerin taleplerini dile getirdiği gösterilerde gençlerin ve reşit olmayanların yaralandığını savundu.
