Altın ve mevduat faizi reel getiride öne çıktı.
Derlenen verilere göre, altın ve mevduat faizi, son yıllarda küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin etkisiyle yatırımcıların en çok yöneldiği araçlar arasında yer aldı.
Dünya genelinde birçok bölgede yaşanan sıcak çatışmalar, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan ek tarifeler ve ABD ile Çin arasındaki ticari gerilimin tırmanması gibi gelişmeler, yatırımcıları “güvenli liman” olarak görülen varlıklara yöneltti.
MEVDUAT FAİZİ VE KÜLÇE ALTIN ÖNE ÇIKTI
Bu küresel gelişmelerin etkisiyle, külçe altın ve mevduat faizinin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından incelenen finansal yatırım araçları arasında diğerlerine kıyasla pozitif ayrıştığı görüldü.
Mart ayı verilerine göre, TÜFE ile indirgendiğinde külçe altının yıllık nominal getirisi yüzde 97,74 olurken, reel getirisi yüzde 51,1 olarak hesaplandı. Külçe altın, son 12 ayın tamamında yıllık bazda yatırımcısına reel kazanç sağladı.
Altınla birlikte mevduat faizi de son bir yılda yatırımcısına kazandıran araçlar arasında yer aldı. Yıllık bazda kesintisiz reel getiri sunan mevduat faizinin mart ayındaki nominal getirisi yüzde 33,46, enflasyondan arındırılmış getirisi ise yüzde 1,98 olarak gerçekleşti. Ayrıca mevduat faizi, mart ayında aylık bazda reel getiri sağlayan tek yatırım aracı oldu.
EURO, DOLAR VE DİBS GERİDE KALDI
Külçe altın ve mevduat faizinin aksine, euro, dolar, BIST 100 endeksi ve devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) son bir yılda yatırımcısını memnun edemedi.
Dolar, yıllık bazda enflasyona göre hesaplandığında 12 aylık dönemin tamamında kayıp yaşatırken, BIST 100 endeksi de 12 ayın 11’inde yatırımcısına negatif reel getiri sundu.
Euro, son 12 ayın 8’inde reel getiri sağlayamazken, DİBS yatırımcıları ise yalnızca 6 ayda enflasyonun üzerinde kazanç elde edebildi.














