Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının ilk adımı 81 yıl önce atıldı

Hatay, I.

Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının ilk adımı 81 yıl önce atıldı

Hatay, I.

05 Temmuz 2019 Cuma 15:23
Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının ilk adımı 81 yıl önce atıldı

Hatay, I. Dünya Savaşı sonrasının çözümlenemeyen sorunlarından biriydi. 1516 yılında Osmanlı egemenliğine giren Hatay, stratejik anlamda epeyce önemliydi. Savaştan sonradan hakimiyet, Türklerin elinden çıktı. Oysa Türkiye, Hatay'ı anavatana katmak için büyük mücadele gösterdi. Üstelik Hatay savaşla değil, ayrıntılarıyla diplomatik başarı ile tekrar topraklarımıza katıldı.

Hatay'a özerk idare

Hatay, Osmanlı Devleti ve İtilaf kuvvetleri arasında 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütareke Anlaşması'ndan sonradan Fransızlar göre işgal edildi. 20 Ekim 1921'de Türkiye'nin Fransa ile imzaladığı Ankara Anlaşması'yla da Hatay, Fransa yönetiminde, Suriye sınırları içinde kaldı. Oysa bu anlaşmada yer alan hükümlere göre, büyük çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hatay'da özerk bir yönetim kurulacaktı. Türklere milli kültürlerinin korunmasında her türlü rahat sağlanacak ve Türkçe resmi dil olarak kullanılacaktı. Bunun üzerine Fransa, Hatay ve çevresini “Kuzey Suriye Hükümeti” adı altında Milletler Cemiyeti'ne kayıt ettirdi. Hatay, özerk bir yönetim olarak milletlerarası alanda kabul gördü.

Fransa'nın 1935'de Suriye ve Lübnan üzerindeki mandasını kaldırmasıyla birlikte bölgede dengeler değişti. Fransa, 9 Kasım 1936'da bölgedeki tüm haklarını Suriye'ye devretti. Oysa bu durum Türkiye'yi memnun etmedi. Türkiye, Ankara Anlaşması'nın ihlal edildiğini ifade etti. Sorun çözülemeyince konu Milletler Cemiyeti'ne götürüldü.

Atatürk'ün Hatay kararlılığı

Fransa'nın Milletler Cemiyeti tarafından alınan bu kararı uygulamadaki isteksiz tavrı, Türkiye'nin önemli bir saldırı yapmasına yol açtı. Türk askeri, Hatay sınırına yığıldı. Ortaya çıkan bu yeni koşul Fransa'nın olaya daha ılımlı yaklaşmasına sebep oldu. Bunda Atatürk'ün rolü fazla büyüktü. Hatay sorununu çözmeye kararlı olan Atatürk, hastalığının ilerlemesine aldırmadan Mersin ve Adana'ya gitti. Türk askerinin resmigeçit törenlerini yerinde izledi. Amacı, Suriye ve Fransa'ya gözdağı vermekti.

Atatürk'ün bu hamlesi fazla geçmeden işe yaradı. Fransa, Hatay'a kendi valisi yerine bir Türk vali atayarak iyi kasıt gösterisi yaptı. Sonraki aşamada Türkiye ile Fransa her tarafta masaya oturdu. Yapılan anlaşma neticesinde Hatay'ın toprak bütünlüğü ve siyasi statüsünün iki taraflı şekilde korunmasına karar verildi. Böylece 5 Temmuz 1938'de Türk askeri Hatay'a girdi. Bu, tarihi bir dönüm noktası demekti.

Kurmay Albay Şükrü Kanatlı komutasındaki Türk tugayı sabahtan saatlerinde Payas'tan ve Hassa'dan sınırı geçerek Hatay'a ulaştı. Yıllar daha sonra Türk ordusunun Hatay'a ayak bastığı haberi halkı sokaklara döktü. Şehrin girişinde takriben 100 bin karakter kalabalık, orduyu bekliyordu. Türk tugayı, “Yaşasın Türk askeri, yaşasın Atatürk” nidaları aşağı şehre girdi.

Hatay Cumhuriyeti kuruldu

Çok geçmeden bir sonraki aşamaya geçildi. 24 Ağustos 1938'de seçime gidildi. Seçimle oluşturulan meclis 2 Eylül 1938'de açıldı ve “Hatay Cumhuriyeti” duyuru edildi. Hatay'ın ilk ve aynı zamanda son cumhurbaşkanı olarak Tayfur Sökmen seçildi.

Meclis, Antakya'yı başkent yaptı. Antakya, İskenderun ve Kırıkhan'dan oluşan Hatay'a, Reyhanlı ve Yayladağı da eklendi. İstiklal Marşı, milli marş olarak kabul edildi. Hatay'ın bayrağı ise, Atatürk'ün şeklini belirlediği Türk bayrağına benzeşen ama yıldızının içi kırmızı bir bayraktı.

Bir yıl sonradan Avrupa'da Nazi tehdidi baş göstermeye başladı. Bu, beklenen fırsattı… Avrupa'da yaşanan gelişmeler üzerine Fransa, askerlerini Hatay'dan çekme kararı aldı. Hemencecik arkasında Hatay Irk Meclisi, tarihi kararını atamak üzere toplandı. 29 Haziran 1939'da oybirliğiyle Hatay'ın, Türkiye'ye katılması kararlaştırıldı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.