CHP’li Gürer: Sekiz kez denetleyip köftesinde beş kez domuz eti bulduğunuz firmaya ne yaptınız?

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye seslenen Gürer, “Taklit ve karmakarışık ürünlerle ilgili Bakan olduğunuzdan bugüne kadar tanımlama yapmadınız.

CHP’li Gürer: Sekiz kez denetleyip köftesinde beş kez domuz eti bulduğunuz firmaya ne yaptınız?

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye seslenen Gürer, “Taklit ve karmakarışık ürünlerle ilgili Bakan olduğunuzdan bugüne kadar tanımlama yapmadınız.

12 Temmuz 2019 Cuma 23:41
CHP’li Gürer: Sekiz kez denetleyip köftesinde beş kez domuz eti bulduğunuz firmaya ne yaptınız?

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye seslenen Gürer, “Taklit ve karmakarışık ürünlerle ilgili Bakan olduğunuzdan bugüne kadar tanımlama yapmadınız. Bakanlığınız döneminde hiçbir teftiş yapılmadı mı?” diye sordu.

“TAKLİT VE TAĞŞİŞ ÜRÜNLERİNİ NEDEN AÇIKLAMIYORSUNUZ?”

Cumhuriyet Millet Partisi (CHP) Milletvekili Ömer Fethi Gürer, su, hava gibi gıdanın da insan yaşamının vazgeçilmezi olduğunu söyledi.

Tarım Bakanlığının sitesinde okuduğu bir sözü dile getiren Gürer, “Uluslararası gıda terörünün yanı sıra, ulusalda yaşadığımız sorunları bir milletvekili olarak Tarım Bakanlığının sitesinde okuduğum bir söz üzerine burada bahsetmek istedim. Bakanlık diyor ki: “Gıdanın en büyük denetçisi vatandaştır; gıdayı denetleyin, bizi de uyarın.”

Bu bağlamda, Tarım Bakanına buradan sesleniyorum: Taklit ve karışık ürünlerle ilgili Bakan olduğunuzdan bugüne dek açıklama yapmadınız. Bakanlığınız döneminde hiçbir denetim yapılmadı mı? Sizin Bakanlığınızdan önce yapılan denetimlerde ortaya çıkan ürünler ilan yoluyla kamuoyuyla paylaşılıyor ve bu bağlamda yurttaşlar bilinçlenebiliyordu” dedi.

“GIDA TERÖRÜ ENGELLENMİYOR, GDO'LU ÜRÜNLER RANTÇILARIN İŞTAHINI KABARTIYOR”

Yiyecek terörü kadar önemli öteki bir silahın da GDO’lu ürünler olduğunun altını çizen Gürer, “Bu ürünler, eksik gelişmiş ülkelere GDO’lu ürünleri sevk ederek para şampiyon rantçıların iştahını kabartıyor. Bunun sonucu olarak da dünyada olduğu gibi, ülkemizde de yürek, kanser veya beyin kanamasından ölümler artıyor çünkü ne yedeğimizi ne içtiğimizi ne tükettiğimizi yeterince bilmiyoruz.

Rafta satılan bir üründe koruyucu olarak içinde olanın miktarı belirtiliyor lakin onun dışarıda, benzer rafın dışarıda öbür 10 tane mahsul aldığımızda, koruyucu olarak yer alan ürünlerle kendimizi zehirliyoruz. Doğal olarak, bu sorunların insan yaşamı üzerindeki etkisini Meclis olarak detaylı olarak ele almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“PORTÖR MUAYENESİ OLMAYAN KAÇAK İŞÇİLER RISK SAÇIYOR”

Bu konuda onuncu kalkınma planının süresi dolduğu halde söylenenlerin hiçbirinin olmadığını hatırlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Önümüzdeki süreçte de yapılacaklar madde olarak yazılmış, bundan sonradan ne değin olur bilmiyorum fakat Türkiye için büyük bir tehlikeye daha uyarı sürüklemek istiyorum. Gittiğiniz lokantada, fırında, aynı meslek yerlerinde firari işçiler çalışıyor.

Bunu gittiğiniz vakit siz de görüyorsunuz, saptıyorsunuz. Geçmişte gıdayla ilgili imal yapılan her yerde portör muayenesi ve akciğer filmi çalışanlar için zorunluluktu ama bununla ilgili yapılan düzenlemede çalıştırana bu iş bırakıldı. Bir salgın hastalığın ya da birinde olan hastalığın size bulaşabileceği bir yol da gıdadır. Bu konunun dikkate alınması gerekiyor.

Daha önce gıdayla ilgili denetimler belediyenin de yapabildiği bir olaydı ancak bu, Tarım Bakanlığına geçti, Tarım Bakanlığının kadroları bu konuda yeterli yok. Bitmiş belediye zabıtaları eliyle bu kontrollerin yapılması gerekiyor. Merdiven altı üretimin, kayıt dışının denetleme altına alınmaması sağlığımız açısından keza sorunlar yaratıyor” dedi.

“RUSYA İADE EDİYOR, TÜRKİYE AFİYETLE YEDİRİYOR”

Son dönemlerde yurt dışına dışarı giden ürünlerle ilgili de kamuoyuna yansıyan haberleri hatırlatan CHP'li Gürer, domatesin Rusya’dan domates güvesi nedeniyle iade edildiğini ya da eriğin Akdeniz sineği yüzünden iade edildiğini belirtti.

Domates güvesi ve Akdeniz sineğinin gerçekte Türkiye'de olmadığını hatırlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bunlar ithal ürünler aracılığıyla bu ülkeye gelen zararlılar. Rusya onları laboratuvarında denetleme edip saklıyor, iade ediyor ama biz Türkiye’de bunları tüketmenin ötesinde ülkenin bütününde bu hastalıkların ve zararlıların yaygınlaşmasının yolunu açıyoruz. Gelen tohumla patateste kanser 27 ilde topraklarımıza ekim yapılmasının önünü kesti. Akdeniz sineği 45 ilde ne yazık ki üreticinin ürettiği ürünü pazarlayamaz duruma düşürdü” dedi.

“DOMUZ, AKP DÖNEMİNDE KASAPLIK HAYVAN OLDU”

Gıdada, Tarım ve Hayvancılıkta yaşanan tüm olumsuzlukların sorumlusunun Tarım Bakanlığı olduğunu söyleyen CHP Milletvekili Gürer, “Bakınız, Adalet ve Yeniden Yapılanma Partisi döneminde 2006 yılında domuz eti kasaplık hayvan eti sayıldı. derhal helal gıdanın yanına kasaplık et olarak satılıyor ama yapılan denetimde bir meslek uygun 8 denetimin 5’inde köfte harcında domuz varlığı tespit edilmiş, orası kapatılmıyor.

Tüketmek isteyen tüketebilir. Ne var oysa, domuz etinin köftede olduğunu yazarak satıyorsa yasal hakkı ama yurttaş onu “dana eti” diye alıyor. Yurttaşı bu şekilde yanıltarak domuz karışımlı eti “dana eti” diye yedirmeye hiç kimsenin hakkı yok” dedi.

“SREBRENİTSA'YI ANANLAR, SIRBİSTAN'DAN ET ALIYOR”

Farklı firmaların ülkemize soktuğu ürünlerde yaşanan sorunlar sebebiyle önlemler alınması gerektiğini açıklayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Laboratuvarlarımızın yetkisiz olduğu, yurt dışına giden ürünlerin ortaya meydana çıkan sorunlarından görülüyor. Et konusu da ülkemizde sorunlu olan bir bölge. Azıcık evvel Srebrenitsa’yı anarken Yugoslavya’da yaşananları söyleyen sayın vekilim buradan gitti herhâlde. Şunu açıkça belirtmek lazım: Sırbistan’dan et alıyoruz, Sırbistan’dan yetişmeyen ayçiçeğini alıyoruz, İsrail’den tohum alıyoruz, sonradan bunlara veryansın ediyoruz. Bize ait olan, kendimizin yerli ürünlerini bu anlamda sahiplenmiyoruz ve sorunların varlığına da bir nedenle bu tohumlarla yol açıyoruz” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.